Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz suikastının 48.yıldönümünde de Türkiye daha aydınlık değil
Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz suikastının 48.yıldönümünde de Türkiye daha aydınlık değil!
O, 12 Eylül 1980 askeri darbesine giden süreçte :
· Şiddetlen(sözde) sağ-sol çatışmalarının arkasında kontrgerilla (gladyo) olduğunu,
· Özel Harp Dairesi’ne (ÖHD) bağlı faaliyette bulunduğunu,
· Ve kontrgerillanın CIA ve İsrail gizli servisleri tarafından yönlendirildiğini Başbakan’a rapor eden ,
· Dava açma hazırlığı sürecinde, 24 Mart 1978 sabahı Ankara Kızılırmak Sokak’ta tetikçi İbrahim Çiftçi’nin 6 kurşunla katlettiği 48 yaşında bir Cumhuriyet Savcısı’dır.
· Milli ülküye (*) bağlı, Kemalist devrimci, yürekli yurtsever Cumhuriyet Savcımızı saygı ile anıyorum.24.03.2026 Salı
YAZDIĞI KONTRGERİLLA HAKKINDAKİ RAPORDAN(Özet):
· Şiddet olayları, anarşik eylemler olarak nitelendirilebilecek kadar basit değildir.
· Amaç, demokrasi umudunu yok etmek; onun yerine faşist düzeni gündeme getirmek ve bütün unsurlarıyla yürürlüğe koymaktır.
· ABD ve çokuluslu ortaklıklar, Ortadoğu sorununu büyük ölçüde çözmek amacını gütmektedirler.
· CIA, kontrgerilla(Glaadyo ) devlet aygıtını geniş ölçüde kendi amaçlarına uygun şekle dönüştürerek demokrasi düşmanı akımları iktidar yapmayı öngörmüşlerdir.
· Bu örgütler, 1.ve 2. MC ile devlet aygıtını geniş ölçüde kendi amaçlarına uygun bir biçimde dönüştürerek, demokrasi düşmanı akımları iktidar etmeyi öngörmüşlerdir.
· AP’nin şemsiyesi altında MHP ve onun yan örgütleri olan; Ülkü Ocakları, Ülkü-Bir, Ülkücü Teknik Elemanlar, İşçi sendikaları (MİSK), bazı İşveren kuruluşları ve esnaf dernekleriyle gerçekleştirme çalışmaları içinde görülmektedirler.
· Bütün bu çalışmalar içinde askeri ve sivil güvenlik güçleri vardır. Kontrgerilla, Genel Kurmay Harp Dairesine bağlıdır. Sivil güvenlik güçleri içinde de MİT elemanları ve 1. Şube görevlileri kullanılmaktadır.
· Bütün bu çalışmalar, siyasal planda MHP ve onun kadrolarınca yönetilmektedir.
DOĞAN ÖZ (1934-1978)KİMDİR?
· O, Köy Enstitülü çıktılı gezici başöğretmenin oğluydu.
· Babasının görev nedeniyle çocukluğunda köyleri gezme ve yerel farklılıklarla tanışır.
· 1959 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirir
· İlk ataması Diyarbakır Çermik’e olur.
· Bir jandarma onbaşının, ağanın adamları tarafından öldürülmesi suçunun 15 yoksul köylünün üstüne yıkılmasına göz yummaz. Hukuk savaşımıyla köylüleri serbest bıraktırır.
· “Bisni Köylü Genç Çoban Ağzından” gibi şiirlerinde dile getirmiştir. Bu şiirlerinde “Ağa” düzeninin kadı, kaymakam ve hekim üzerindeki nüfuzunu ve köylünün çaresizliğini anlatmıştır.
· Buradan sonra sırasıyla Eskişehir, Bolvadin, Konya, Elazığ, İnebolu, Mardin, Denizlive son olarakAnkara‘da savcı görev yapar.
· Denizli’de Cumhuriyet Savcı Yardımcısı olarak görev yaptığı süreçtede (1962/1968 ) hukuk dışı yapılanmalar, tarikat faaliyetleri ve irticai hareketlere karşı yasaların gereğini tavizsiz uygular.
· Bu süreçte Necmettin Erbakan’ın kardeşiyle ilgili bir yolsuzluk soruşturması yürüttüğünden tehdit edilir.
· Konya’da Cumhuriyet Savcı Yardımcısı olarak görev yaptığı (1968-1971 ) süreçte Doğan Öz, bu kez de gericilikle mücadele ettiği için hedef tahtasındadır.
· Mücadele Birliği Derneği üyeleri Doğan Öz’ün evinin bulunduğu caddede yürüyüş yapar. Yürüyüş sırasında Doğan Öz’ün evi taşlanır.
· Konya’da anayasaya aykırı faaliyet yürüten derneklere karşı açtığı soruşturmalar saldırıların nedenidir.
· Oysa dönemin Konya Valisi provokasyon yapılaaı konusunda defalarca uyarılır.
· Yürüyüşün yapılacağı gün gazeteci İlhami Soysal, Akşam gazetesinde provokasyona işaret eden yazısında yürüyüşü düzenleyenlerin listesine de yer vermiş ve “Komite İslam Enstitüsü’nün, Eğitim Enstitüsü’nün öğrencilerinden kurulu. Ardından Mücadele Birliği Sancakları, Milliyetçi Öğretmenler Derneği, Ticaret ve Sanayi Odaları, Komünizmle Mücadele Derneği, İmam Hatip Okulları, Kuran Kursları Dernekleri, Mukaddesatçılar, Muhafazakârlar, AP’liler, MHP’liler var. Nurcular var. Süleymancılar var. Bu kuruluşlar, bu akımlar hiç değilse gönülden bu gösteriyi destekleyecekler. ” denilmektedir.
· Konya Emniyet Müdürlüğü’nün 6 Temmuz 1970 tarihli raporunda savcının o dönemki faaliyetleri ve maruz kaldığı baskılara dair bilgiler yer almaktadır.
· 1970 yılında Türk Hukuk Kurumu tarafından yılın hukukçusu seçilir.
· Aynı yıl idam cezalarının kaldırılmasını isteyen dilekçe sıkıçalışımına (kampanya) imza attığı için idari soruşturmaya uğrar.
· 29 Ocak 1971 tarihinde Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcılığı görevine atanır.
· 1977 yılı, Türkiye’nin en kanlı dönemlerinden birinin tam ortasıdır.
· 1 Mayıs 1977’de Taksim’de kalabalığa ateş açılmış, 30’dan fazla kişi yaşamını yitirmişti. Ülkücü militanlar ile sol gruplar arasındaki çatışmalar her gün onlarca can alıyordu.
· Ama bu şiddetin tesadüfi ya da yalnızca ideolojik kutuplaşmanın ürünü olmadığına dair ciddi işaretler vardı.
· 1 Mayıs 1977’de Taksim’de kalabalığa açılan ateşle 30’un üzerinde kişi ölür.
· Kendilerini ülkücü ve sol olarak tanımlayan gruplar arasındaki çatışmalar her gün can alır.
· Ama bu şiddetin tesadüfi ya da yalnızca ideolojik kutuplaşmanın ürünü olmadığına dair ciddi işaretler vardır.
· NATO’nun “geride bırakılan kuvvetler” doktrini çerçevesinde kurulan, Türkiye’de Özel Harp Dairesi adıyla bilinen ve sonradan dünyada “Gladio” olarak tanınacak olan yapı, bu kaosun içinde çalışıyordu.
· Hazırladığı raporda, şiddet olaylarının sıradan anarşik eylemler olmadığını, demokrasi umudunu yok ederek faşist bir düzenin önünü açmayı hedeflediklerini ve bu sürecin arkasında CIA ve kontrgerilla gibi gizli yapıların bulunduğuna yer verir.
· Bunun anlamı şuydu: Türkiye’de insanlar rastgele öldürülmüyordu. Öldürmek için bir program vardır ve bu program, devletin bazı katmanlarıyla bağlantılıdır.
· Bir savcının kaleminden çıkmış en cesur metinlerden biriydi bu. Aynı zamanda ölüm fermanı olur.
· O, her atandığı yerde, karşısına çıkan anayasa ve hukuk dışı ne varsa hukuki süreci başlatan bir savcıydı.
· Doğan Öz 24 Mart sabahı evinden çıkıp otomobiline bindinde aracın önünde beliren suikastçı ateş açar. Doğan Öz olay yerinde yaşamını yitirdi.
· Dosyada 18 tanık ve suçu itiraf eden 21 yaşındaki katil İbrahim Çiftçi vardır. Cinayette kullanılan silah başka bir olayla da ilişkilendirilmiştir. Ama sonuç değişmez.
– Suikasttan sonra 26 Aralık 1978’de yakalanan 1957 doğumlu Çiftçi, ifadesinde cinayeti işlediğini itiraf eder.
– Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi’nde görülen davada toplamda 6 kez idama mahkûm edilmesine karşın bu kararlar Yargıtay tarafından her defasında bozulur.
– Yargıtay’ın ısrarlı bozma kararları sonucunda yerel mahkeme, ” sanığın cinayeti işlediğine dair kesin kanaat olmasına rağmen Yargıtay Genel Kurulu’nun kararına uymak zorunda kalındığı” şerhini düşerek Çiftçi hakkında beraat kararı verir.
– Katil, dört kez idam cezasına çarptırılmasına karşın 5 yıl 1 ay cezaevinde kaldıktan sonra beraat eder ve 1984 yılında tahliye olur. (**)
– İ. Çiftçi aynı zamanda, Abdullah Çatlı’yla birlikte 9 Ekim 1978 günü Ankara Bahçelievler’de yedi TİP’li gencin katillerinden biridir.
· Cumhuriyet devrimcisi ve yurtsever Doğan Öz sistemle bir türlü “uyum” sağlayamamıştır
Bertolt Brecht’in “Faşizme karşı birleşmeyenler, faşizmin zindanlarında buluşurlar!”sözü ulaklara küpe olsun!
(*)Atatürk’ün ifadesiyle “… milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek millî ülkümüzdür. Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyete hakiki huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta, muvaffak kılacaktır.. (10.Yıl Söylevinden, 29 Ekim 1933 )
(** )İbrahim Çiftçi, 1984 yılında tahliye olduktan sonra İLKSAN’a müdür tayin edilir! MHP Genel İdare Kurulu üyeliği yapar.17 Haziran 1997’de yapılan MHP Kurultay’ında Devlet Bahçeli’nin karşısına genel başkan adayı olarak çıkartılır! 2023 Genel Seçimlerinde, MHP tarafından Ankara 1. Bölge 4. sıra milletvekili adayı gösterilmişse de seçilemez. Ankara’da ticari faaliyetlerini sürdürdüğü, devletten ihaleler alan bir işadamı olur.
(BU DERLEME YAZI YAZILI KAYNAKLARDAN YAPILMIŞTIR)
