KİLİM
bugünün “Kurucu Önderi”…
“Bilge(!) Lider(!)” Devlet Bahçeli’ye bir kilim hediye etmiş.
Memleketin trajedisi bazen tek bir cümleye sığar;
Yandaş, yalaka medyada eli vileda sopalı “uzmanlar”,
dev bir görselin önüne dizilmiş, bu kilimi yorumluyor.
Kimi heyecanla eğiliyor ekrana:
“Bakın bakın, şurada bir kurt kafası var,” diyor.
“Şu iç içe geçmiş şekiller
el ele vermiş halkların kardeşliğini simgeliyor…”
Renklerin peşine düşüyorlar.
Bu halk, kilimi de iyi bilir,
kilimin anlattıklarını da.
Bu topraklarda yere serilen kilim değildir;
Siz şimdi, bu kilimin hikâyesini
bu halkın dilinden dinleyin.
Bu kilimin metrekaresinde 45 bin ilmek olduğu söyleniyor.
Rakam sevenler için masum bir ayrıntı belki.
Oysa bu ülkede 45 bin, bir sayı değildir.
yarım kalmış hayatların toplamıdır.
bir acıya karşılık gelir.
Bir annenin içinden sökülüp alınmış bir “ah”tır.
Bir babanın mezar başında yutkunmasıdır.
Bir çocuğun büyüyemeyen yaşıdır.
Sağ köşesine biraz dikkatli bakarsanız
Aybüke öğretmenin gözyaşlarını görürsünüz.
Elinde tebeşirden başka silahı olmayan
Tam göbeğinde Eren Bülbül durur.
O kilimin merkezinde durması boşuna değildir;
çünkü bu ülkenin vicdanı da
Elinizi gezdirin kilimin üzerinde…
Kayseri’de çarşı iznine çıkmış askerlerin
hain patlamayla birbirine karışan haykırışlarını duyarsınız.
Biraz aşağı indiğinizde
Mavi Çarşı katliamında yakılan 13 insanın
is kokusu rahatsız eder sizi.
Elazığ–Bingöl karayolunda
silahsız şekilde katledilen 33 askerimizi hatırlatır.
Kenarlarına serpiştirilmiş küçük siyah kareler,
çocuklara yalnızca harfleri değil,
hayatı öğretmeye çalışırken
katledilen öğretmenlerin
yarım kalmış cümleleridir.
Yanlarındaki kahverengi çizgiler,
bir yarayı kapatmaya çalışırken
kendi hayatı yarım kalan
beyaz önlüklerin susturulmuş hikâyesi;
yarım kalmış nöbetleridir.
Bu kilimde kırmızı boya yoktur,
Siyahlar estetik değil,
karanlığın ta kendisidir.
Bu kilim bir sanat eseri değildir.
Bu kilim bir barış simgesi hiç değildir.
Bu kilim, üzerine serildiği her yerde
şehitlerin hatırasını örten ağır bir yüktür.
Bazı hediyeler kabul edilmez.
Çünkü her hediye, niyetiyle gelir.
Bu kilimin niyeti kanlıdır.
Ve kanlı hediyelerin kabulü,
sadece alan eli kirletmez,
vicdanları da kanatır.
