DEVLET KIMIN İÇIN VAR?
Doruk Madencilik işçileri…
Aylarca çalışıp ücretlerini alamayan insanlar.
Ne ayrıcalık, ne lütuf.
Sadece hak ettikleri ücret.
Yorularak, ama vazgeçmeyerek.
Sadece bir talep vardı:
“Emeğimizin karşılığını verin.”
Ankara’da, bir bakanlık binasının önünde
karşılarında devleti buldular.
onları koruyan değil,
önlerini kesen bir devletti.
Yere yatırılan işçiler…
Ve o anlardan birinde yükselen bir cümle:
“Siz kimin polisisiniz?.”
Bu cümle aslında her şeyi özetliyor.
Peki o müdahaleyi yapan polisler?
atanamadığı için başka bir yol bulamayan,
geçim derdiyle üniforma giymiş genç insanlar.
bekleyen bir aile var.
Onlar da hayatın ağırlığını taşıyor.
kendileriyle aynı sosyal sınıfa ait birine,
belki babası yaşındaki bir madenciye
sert müdahale eden kişi oldular.
O madenciyi boğazından tutan,
o gün polis üniforması giymiş devletti.
Tıpkı Soma Maden Faciasın’da,
yere yatırılmış bir madenciyi tekmeleyen devlet gibi.
ama sahne aynı kalıyor.
Devlet kimin için var?
Ücretini alamayan işçiyi korumak için mi?
Yoksa o ücreti ödemeyen gücü korumak için mi?
hakkını aradığı için yerde sürükleniyorsa,
ama o hakkı vermeyenler yerinde duruyorsa,
bu artık bir “sorun” değil bir tercihtir.
Tarafını seçmiş bir düzenin
sadece o madenciyi değil,
yarın emeğiyle yaşayan herkesi hedef alır.
Çünkü bugün sustuğunuz yerde
yarın sizin sesiniz kesilir.
