TÜMGENERAL
On, on beş yıl önce;ustalar yazdı…
Yiğit cesur köşe yazarları, gazeteciler yazdı…
Tarafsız televizyoncular gözümüzün içine baka baka anlattılar…
“Yazık oluyor Türkiye’ye” diyerek..
Ama hiçbir şey değişmedi..
Taşa anlatsaydık taş çat diye çatlardı halbuki…
“Bu nesilden bir halt olmayacak demek ki, deyip gelecek nesiller için yazmaya devam edelim..”
Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin İçişleri bak’anı, MİT Başkanı
Şam Emevi Camii’nde namaz kılmaya gidiyoruz, dediler…
Gittiler, kıldılar Allah kabul etsin…
Ama ülkeye beş kuruş faydası olmadı…
Geçmişte baş ağalarıda Kudüs’te namaz kılacağını söyledi…
Sanırım Fatih Sultan Mehmed‘in
“Ayasofya’da namaz kılma” öyküsünden esinlenmişti…
Öyküyü yazamadı Reis…
Fatih Sultan, gemilerini dağdan aşırıp karadan yürütürken…
Bunlar bir tek gemiyi denizde dahi yürütmeyi beceremeyip,
İsrail’e rehin bıraktılar…
Üfürükle öykü yazılmıyor.
Kışlaya, okullara dini hele hele türbanı sokarsanız, elinizde ne liyakat kalır, ne rütbe, demiştim…
Mal gibi kalırsınız, ortada..
Bir “başçavuş” beni mahkemeye verdi; vatan haini diyerek..
Kazandım davayı tabi…
15 Temmuz çakma darbe kalkışması sonrası TSK’de emir komuta zinciri değişti…
Türk Ordusu dinci, tarikatçı sivillere teslim edildi…
Türbanlı kadın askerler, liyakatsiz, eğitimsiz
imam kılıklı, badem bıyıklı kirli sakallı generaller atandı TSK’nın her kademesine…
“İyi ki savaşmıyoruz,” diyecek kadar ordu gözden........
