menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

At hırsızlığından küresel haydutluğa

30 1
05.01.2026

Vahşi Batı, Amerikan tarihinin bir dönemi değil; bir zihniyetin adıdır. Hukukun değil gücün, adaletin değil çıkarın belirleyici olduğu bu zihniyet. Dün Amerika kıtasında yerli halkları yok etti, bugün ise dünyayı hizaya sokmaya çalışıyor. Amaç aynı, silah farklı.

Vahşi Batı’da at, hayattı. Bunu bilen şimdilerde Amerikalı denilen Avrupalı işgalciler, bir halkı zayıflatmanın en kestirme yolunun onu atından etmek olduğunu gördü.Atını kaybeden, yaşamdan koparılırdı. Bu yüzden “at hırsızı” yaftası, bir insanı öldürmeden yok etmenin en kullanışlı bahanesiydi. Köyler basıldı, kadınlar ve çocuklar katledildi, topraklar gasp edildi. Ortada çoğu zaman ne suç vardı ne de delil. Suç isnadı, katliamın gerekçesiydi. Direnen Amerika’nın asıl sahipleri (sözde yerliler) öldürüldü, hayatta kalanlar rezervasyonlara kapatıldı. Yani kendi yaşadıkları topraklardan zorla çıkarılarak, dar, verimsiz ve kontrol altında tutulan bölgelere sürüldüler,özgürlüklerinden koparıldılar, iradeleri kırılmak istendi.

Vahşi Amerika’nın karakteri, kanunların geç geldiği, silahların erken konuştuğu bu coğrafyada şekillendi.Amerikan tarihi “at hırsızı kovboyların” nal izlerinin altında yerlilerin kanıyla yazıldı.Bu gerçek, Amerikan popüler kültüründe tersyüz edilmeye çalışıldı. Western filmleriyle “iyi kovboy–kötü Kızılderili” masalı anlatıldı. Oysa gerçek açıktı: Toprak çalındı, Amerika’nın asıl sahipleri yok edildi. Amerikan devleti, kan ve gasp üzerine inşa edildi.

Bugün tablo aynıdır. Dün “at hırsızı” denilenler vardı, bugün........

© Türkgün