menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çiftçiyi soğuk değil, verilen sözler dondurdu!

3 0
previous day

Rivayet odur ki, dondurucu bir kış gecesinde kral, sarayın kapısında nöbet tutan muhafızına seslenir:

“Üşümüyor musun muhafız?”

Muhafız, “Ben soğuğa alışkınım kralım” diye cevap verir.

Kral, “Olsun, sana sıcak elbiseler gönderilmesini emredeceğim” der ve saraya girer. Ancak verdiği sözü unutur. Sabah olduğunda muhafızın donmuş bedenini bulurlar. Yanındaki duvarda ise şu cümle yazılıdır: “Kralım, ben soğuğa alışkındım. Beni soğuk değil, sizin sıcak elbise vaadiniz öldürdü!”

Bu hikâyeyi bilenler bilir. Ancak bugün Türkiye siyasetini, özellikle de tarım üzerinden yürütülen muhalefet anlayışını anlatmak için bundan daha çarpıcı bir hikâye bulmak zordur.

Çünkü bu ülkenin çiftçisi soğuğa da alışkındır, kuraklığa da borca da alın terinin karşılığını alamamaya da! Ama alışamadığı bir şey vardır: Her seçim öncesinde kendisine uzatılan umut elinin, seçim sonrasında ortadan kaybolması!

Yıllardır CHP’ye gönül vermiş, bugün farklı siyasi arayışlarla Yeni Parti, Anahtar Parti gibi yeni oluşumlara umut bağlamış çiftçilere soruyorum:

Kaç seçimdir aynı sözleri dinliyorsunuz?

Kaç seçimdir aynı yüzleri görüyorsunuz?

Kaç seçimdir tarımın kurtulacağına inanıyorsunuz?

Ve kaç seçimdir o sıcak elbise bir türlü gelmiyor?

MUHALEFETİN TARİHİ VAR, PEKİ TARIM VİZYONU NEREDE?

Cumhuriyet Halk Partisi, kökleri Millî Mücadele’ye uzanan, Cumhuriyetimizin kuruluşunda tarihî sorumluluk üstlenmiş bir siyasi partidir. Böylesine köklü bir siyasi geleneğin, Türkiye’nin en stratejik alanlarından biri olan tarımda güçlü, uygulanabilir ve toplumun önüne konulmuş bir alternatif model oluşturması beklenmez mi? Elbette beklenir! 

Ancak yıllardır karşılaştığımız tablo nedir?

İktidarın yanlışlarını sıralamak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirmek, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı üzerinden gündem oluşturmak! Peki sonrası?

Eleştiri var, alternatif nerede? İtiraz var, üretim modeli nerede? Vaat var, kaynak nerede?

Bir siyasi parti iktidara gelmek istiyorsa yalnızca iktidarın neyi yanlış yaptığını değil, kendisinin neyi nasıl doğru yapacağını da anlatmalıdır.

Çiftçi artık güzel konuşan siyasetçi değil, hesabını bilen siyasetçi istiyor. Çünkü tarım sloganla değil; ekoloji, biyoloji ve ekonomi arasındaki dengenin doğru kurulmasıyla yönetilir.

YENİ PARTİ, ESKİ SİYASET ANLAYIŞI!

Bugün Yeni Parti, Anahtar Parti gibi yeni siyasi oluşumlara da aynı soruları yöneltmek gerekiyor. Yeni bir tabela, yeni bir logo, yeni bir genel başkan... Peki yeni olan ne?

Tarım politikası mı? Kadrolar mı?........

© Türkgün