DOĞU’NUN SERVET DÜŞKÜNLÜĞÜ VE ZİHİNSEL TEMBELLİĞİ
Doğu’da servet bol, sermaye cılız; Batı’da ise sermaye bol, servet görece sınırlıdır. Bilerek kesin bir hüküm cümlesi kurdum. Evet, ne yazık ki durum büyük ölçüde böyledir. Ne demek istediğimi birkaç örnekle açıklamak istiyorum.
Servet ile sermaye birbirine yakın kavramlar olsa da aynı anlama gelmez.
Servet, bir kişinin veya kurumun sahip olduğu toplam varlıktır. Buna nakit para, evler, arsalar, bağlar, bahçeler, otomobiller, hisse senetleri, altın ve diğer değerli taşınır ve taşınmaz mallar dahildir. Kısacası servet, birikmiş zenginliği ifade eder.
Sermaye ise gelir veya kâr elde etmek amacıyla üretime, ticarete ya da yatırıma yönlendirilen varlıktır. Bu yalnızca para olmak zorunda değildir; makine, fabrika, teknoloji, ekipman, araç gereç ve hatta bazı durumlarda bilgi ile insan sermayesi de sermaye kapsamında değerlendirilir.
Aralarındaki temel fark şudur: Servet, sahip olunan toplam değeri; sermaye ise bu değerin üretime yönlendirilmesini ifade eder. Yani sermaye, ekonomik faaliyetlerde kullanılan ve yeni değer üretmeyi amaçlayan varlıktır. Görüldüğü gibi servet yalnızca........
