RUHLARIMIZ ve ŞEHİRLERİMİZ
RUHLARIMIZ ve ŞEHİRLERİMİZ
Şehirlerimiz, ruhumuzun aynasıdır.
Pörsümüş ruhlar, şehirlerimizi talan ederse ruhumuzun aynaları çatlar, kirlenir, sırları dökülür ve hatta kırılır, O zaman onları yeniden saracak, onlara sır olacak ruhları beklerler. O ulvi ruhlar, gelirlerse bu şehirler yeniden dirilir.
Çünkü şehirler, her dem şehitlerini çağırır, sırlarını bekler.
İşte bu var etme, estetiğe kavuşturma ve halife olma sevdası, yeryüzünü Hakka ve hakikate açmak için Medine, Kudüs, Kahire, Şam, Bağdat, Buhara, Bursa, Konya, Kurtuba, Edirne, İstanbul ve daha nice kutlu şehirler doğurdu.
Bu aşk, halifeliğini ilan etme adına üç kıt'ayı sarıp kucakladı. Bu şehirlerin kalbi, varoluş tohumları camiler, Kutsal Kâbe'nin etrafında dönüp duran pervaneler gibi bir yüce sevda ile yanıp durdu. Bu yüceliş basamakları, yeryüzü gariplerini kucaklarında ebedi şehirlerine hazırladılar.
Hz. İbrahim, ciğerparesi İsmail'ini hediye eden Mutlak Dost'a vakfetmişti.
Gerçek o ki Hz. İbrahim'in kendisi de bir vakıftı. Bu dünyada kendisini Allah'ın tuttuğunun........
© Terme Bilgi Gazetesi
