Han Ayvaz Adıgüzel: Hızla razı olan…
hanayvazadiguzel@gmail.com
Demişler ki; “Ey Resul, bu adam çok ibadet ediyor ama dili ile incitiyor!” Demiş ki: “O, cehennemdedir!” Görüyor musunuz, İslam neyi neye bedel tutmuş?
Sadaka vermek övülmüştür. Peki, insan kendisine sadaka verebilir mi? Verir! İnsanın kendisine sadakası dilini tutmasıdır! Resul, “din ahlaktır” dedikten sonra, “anlamıyor musun, din öfkelenmemektir” diye sözünü bağlamıştır.
Allah’ı “hilim ehli” gibi hiçbir şey hoşnut etmez. Hilim ehli olmadan ilim elde edemiyorsun. Yani o fırsat sana doğmuyor. Hilim ehli, yumuşak başlılıktır, alçak gönüllülüktür.
En hayırlı insan yavaş sinirlenen ve hızla razı olandır. Her insanın insanlığa borcu vardır. Bizim insanlığa borcumuz, müsamaha ve canlılara şefkattir! Bunlar evrensel duyuşlardır. Evrensel duyuş kılavuzdur, kişisel duyuş, köprü.
Din, hür insan ol sonra bana gel diyor. Kur’an’ın meydan okuyuşu da budur. Hür insan araştıran insandır. Meselenin kaynağına inmezsen güçsüzsün. Bilginin kaynağı merak, anası ise hür düşüncedir. Bu bir düsturdur; çünkü arayışı olmayan içindeki hazineyi israf eder. Ben bunu birkaç yerde yazıp söylemişim.
Kimsenin acısını hafife alma, yeryüzünde acının uğramadığı ev yoktur. Bir kimsenin birine acıması acıyanın ömrünü uzatır.
Merhametin ifadesi göz yaşıdır. Göz yaşının dışında her şeyin ölçüsü vardır. Hiç Allah göz yaşına kayıtsız kalır mı?
İnsanları temin ediyorum ki, öyle ağlayışlar var ki feleği bile yakar.
Tek şeyi düşün ve tek bir şeye gözünü dik. Allah’ın rahmetine! Bunu özden bil; çünkü düşüncesiz geceler fakirlik geceleridir.
İslam literatüründe havas, irfan ehli demektir. Avam ise halk anlamındadır, tahsilsiz halk! Ariflerden yakin bir söz şöyledir.
“Avamın ihlası, havasın günahıdır!” Yani halkın en eksiksiz ibadeti, arifler katında şirktir. Namazları, oruçları vb. tepeden tırnağa günah içindedir. Hatta Kur’an’da bunu destekler. “Onlar kendi aleyhlerine dua ederler!” (İsra-11) Ettikleri dualar bile aleyhlerine dönmüş, cehaletin böylesi!
Allah’ın, bu gibi iman edenlerle arası pek de hoş değil, onları uyarıyor: “Ey iman edenler iman edin” diye. (Nisa-136)
Avamın ibadeti bir ülkeyi esarete sürüklediği gibi, bir dini de yok edebilir. Berbat bir şey! Ya havasların ibadet?
Havasların ibadeti, İslam’a atılan ilk adımdır, daha İslam’ın özü değil. Nerede kalmış avamın ibadeti ki İslam olsun? Oyalanma!
Bakınız, peygamberler bile kendi makamında durmak istemiyorlar. Ağlayarak dua ediyorlar: “İlahi bizi salihler makamına kat” diye. (Yusuf-101) Görüldüğü gibi bir adım daha ileri! Böyle olunca avamın hangi ibadeti ibadet sayılır!
Acaba peygamberlerin dahi özlemini çektiği o salihler topluluğu kimdir, sorusunu hiç kendimize sorduk mu? Bunu söyleyebilirim. Bu topluluğu tanımanın ilk nişanesi, dinde havas ehli olanlardı tanımaktır. Yani doğru bir anlayış ve düğün bir arayış! Çünkü yanlış bir anlayış, seni yanlış bir arayışa götürür. Kırılmalar hep burada yaşanıyor.
