Doç. Dr. Çağlar Erbek: Hayatı Hep Sonraya Bırakmak!
Doç. Dr. Çağlar Erbek
caglarerbek@gmail.com
Hafta sonlarının kendine has bir dili vardır. Hafta içinin telaşı çekilince, ortalık biraz sakinleşince, insanın iç sesi daha net duyulur. Gün boyunca bastırdığımız düşünceler, ertelediğimiz duygular, üstünü örttüğümüz yorgunluklar birer birer ortaya çıkar. Belki de bu yüzden hafta sonu, yalnızca dinlenme zamanı değil, aynı zamanda insanın kendisiyle yeniden karşılaşma vaktidir.
Ne gariptir ki çağımızın en büyük alışkanlığı, yaşamayı bile ertelemektir. Çoğumuz farkında olmadan hayatı bir “sonra” duygusunun içine yerleştiriyoruz. Şu iş bitsin, şu borç kapansın, şu dönem geçsin, şu mesele çözülsün… Sonra yaşayacağız. Sonra dinleneceğiz. Sonra sevdiklerimize vakit ayıracağız. Sonra içimizden geldiği gibi bir kahve içecek, bir kitabın sayfalarında kaybolacak, uzun uzun yürüyecek, göğe bakacağız. Ama hayatın küçük bir kurnazlığı vardır: O “sonra” dediğimiz şey, çoğu zaman tam olarak gelmez.
İnsan bazen yaşamayı büyük olaylarla karıştırıyor. Büyük başarılar, büyük kararlar, büyük değişimler… Oysa hayat çoğu zaman sessizdir. En hakiki tarafını gösterişli anlarda değil, sade anlarda belli eder. Sabah ışığının perde aralığından içeri süzülmesinde, iyi demlenmiş bir çayın ilk yudumunda, sevilen bir insanın sesinde, sokaktan geçen çocukların neşesinde, eski bir şarkının ansızın kalbe dokunmasında… Hayat çoğu zaman manşetlerde değil, dipnotlarda saklıdır.
Üstelik........
