Epstein’in aynası veya Magritte’in piposu: Epstein şeytanın ta kendisi mi?
DiğerEkonomiTüm HaberlerBasında BugünHava DurumuDövizGaleriKonularMizah DergileriBir Bakışta BugünKitap24
Epstein’in aynası veya Magritte’in piposu: Epstein şeytanın ta kendisi mi?
ABD Adalet Bakanlığı’nın geçtiğimiz haftalarda kamuoyuyla paylaştığı milyonlarca “Epstein belgesinin” arasında kısa bir “röportaj” da vardı. Görüşmenin son saniyelerinde on bir kez tekrarlanan “şeytan” ithamıyla aslında Epstein’e bir şeytan olmadığını açıklama fırsatı veriliyordu. Bağlamından koparılarak dolaşıma sokulan video artık Epstein’in şeytan olmadığını değil, tam tersine, şeytanın ta kendisi olduğunu iddia ediyordu ve iddia sürekli tekrarlanarak kendi kendini “kanıtlıyor”/akılda tutuluyordu
Genç kadınların ve kız çocuklarının mağdur edildiği cinsel sömürü amaçlı insan ticareti davasına ilişkin ABD Adalet Bakanlığı’nın geçtiğimiz haftalarda kamuoyuyla paylaştığı milyonlarca “Epstein belgesinin” arasında kısa bir “röportaj” da vardı. Sadece Epstein’in göründüğü bir dakika elli üç saniyelik röportajda soruları kimin sorduğu kadar videonun nerede, ne zaman ve hangi amaçla kaydedildiği de anlaşılmıyordu. Ama milyonlarca belgenin arasından sıyrılıp, gündeme oturmayı başarmıştı.
Röportajın ilginç bir özelliği, açıklayıcı bir sözcük olarak “şeytana” ve “şeytaniliğe” başvurma sıklığıydı. Bir dakika elli üç saniyelik videonun son saniyelerinde tam 11 kez “şeytan” geçiyordu. Röportajı yapan, Epstein’e “Kendinizi şeytanın ta kendisi olarak görüyor musunuz?” diye art arda soruyordu.
“Çünkü şeytandaki tüm özellikler var sizde, şeytan kadar zekisiniz…”
“Şeytanın ta kendisi misiniz?”
“Keşke bizde de böyle gazeteciler olsa!”
Röportajı yapanın Epstein’in üzerine gittiği izlenimini veren bu kısa videoya tepkiler farklıydı. BBC Türkçe’nin/Türkiye’nin izleyicileri, örneğin, röportajı “İşte gazetecilik budur!” diye selamlar ve “Gazeteci çok cesur”, “Soruları çatır çatır soruyor”, “Keşke bizde de böyle gazeteciler olsa” diye temenni ederken BBC News’in izleyicileri Epstein’in sürekli kesilmesi, sözünü tamamlayamaması ve izleyicinin çoğunlukla röportajcıyı dinlemek zorunda kalmasına tepki gösteriyordu. “Berbat bir röportajcı” deniyordu. “Robot gibi soruları art arda sıralıyor.” “Birinden bilgi almak istiyorsanız konuşmasına izin verirsiniz.” “Şeytan mısınız gibi aptalca retorik sorular sormazsınız.”
Bu ikisi kabaca iki farklı kamuoyu olarak alınırsa, birinin anlamaya ötekinin hesap sormaya yatkınlığı açıktı. Oysa o kısacık video anlamaya da hesap sormaya da yeterli değildi. Çünkü ne BBC Türkçe yorumcularının selamladığı gibi “gazeteci” cesur, ne de BBC News yorumcularının yakındığı gibi Epstein susturulmuştu.
Sosyal medyada mecra mecra dolaşıp “öncü işlevini” gördükten sonra bu bir dakika elli üç saniyelik kaydın nereden çıktığı anlaşıldı. İki saatlik bir görüşmeden alınmıştı. Bir gazetecinin sorularıyla Epstein’i haşladığı bir röportaj da değil, daha çok birbirini iyi tanıyan iki arkadaşın sohbeti gibiydi. Sohbetin içeriği zengindi. Santa Fe Enstitüsü ve Harvard Evrimsel Dinamik Programı gibi akademik girişimlerin finansörlerinden olan ve “entelektüel kapasitesi” Chomsky’e kadar uzanan Epstein bilim, felsefe ve ekonomiden, Sokrates, Newton ve kuantum fiziğinden konuşuyordu. Karşısındaki soruyor Epstein entelektüel bir havada anlatısını kuruyordu.
Sonradan ortaya çıktığına göre bu video 2019 yılında ve Epstein’in New York’taki evinde kaydedilmişti. Röportajı yapan da gazeteci filan değil fakat Donald Trump’ın eski baş stratejisti Steve Bannon’du. Cinsel istismar suçlamalarıyla yargılanmayı beklediği bir sırada Epstein’le yapılan görüşmenin daha sonra bir belgesele dönüştürülmesi planlanıyor ve çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarından 2008’de zaten mahkûm edilmiş Epstein’in kamuoyundaki imajını........
