menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Demokrasi maskesi, emperyalizmin pençesi…

28 12
04.01.2026

Diğer

04 Ocak 2026

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD operasyonuyla yakalanması, yalnızca bir liderin düşüşü değil, emperyalizmin küresel sahnede yeniden güç gösterisidir. Latin Amerika’nın tarihsel bağımsızlık mücadelesini bir kez daha Washington’un çıkar hesaplarına kurban ettiğini, uluslararası hukuk ve enerji politikalarında de derin bir kırılma yarattığını görüyoruz.

Operasyonun Amacı, her ne kadar “Demokrasi Maskesi” altında yapılsa da, geri planında petrol gerçeği olduğunu görmemek mümkün değil.

ABD’nin resmi söylemi, Maduro rejiminin otoriterliği ve halkın özgürlük talepleri oldu. Ancak bu söylem, emperyalizmin klasik maskesinden başka bir şey değil. Asıl hedef, Venezuela’nın devasa petrol rezervlerini kontrol altına almak ve enerji piyasalarını Washington’un çıkarlarına göre yeniden düzenlemek.

Latin Amerika, yüzyıllardır ABD’nin müdahalelerine sahne oldu. Şili’de Allende’nin devrilmesi, Panama’da Noriega’nın yakalanması, Irak ve Libya’da liderlerin tasfiyesi…

Maduro operasyonu bu zincirin yeni halkası oldu. Demokrasi söylemiyle süslenen bu müdahaleler, aslında enerji ve jeopolitik çıkarların çıplak gücünü yansıtıyor.

Bir devlet başkanının başka bir ülke tarafından yakalanması, uluslararası hukuk açısından çok açık bir egemenlik ihlalidir. Birleşmiş Milletler Şartı, devletlerin iç işlerine müdahaleyi yasaklar. Ancak ABD, emperyalist refleksleriyle bu ilkeleri hiçe sayarak “dünya polisi” rolünü oynuyor.

Bu operasyon, uluslararası hukukta iki temel sorunu gündeme getiriyor:

- Venezuela halkının kendi liderini seçme ve yönetme hakkı gasp edildi.

-İnsan hakları gerekçesiyle yapılan müdahaleler, enerji çıkarlarıyla iç içe geçtiğinde meşruiyetini tamamen yok ediyor.

ABD’nin bu adımı, uluslararası düzenin temel taşlarını sarsıyor. Gelecekte benzer müdahalelere de kapı aralıyor

Dünya enerji sahnesinde bugün yaşanan mücadeleler, yalnızca kaynakların paylaşımı değil, aynı zamanda jeopolitik güç dengelerinin yeniden tanımlanması anlamına geliyor. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa’nın doğalgaz bağımlılığını azaltma çabaları, ABD’nin kaya gazı ve LNG ihracatını artırarak kıtaya nüfuzunu genişletmesiyle birleşiyor. Çin ise Orta Doğu........

© T24