Neşet Günal ve öğrencileri sergisi tarihi Pera Palas’ta
Demsa Group, Demet Sabancı Çetindoğan ve Cengiz Çetindoğan’ın 2000 yılında kurdukları parakende sektöründe faaliyet gösteren şirketleri. Geniş de sanat koleksiyonları var. Özellikle Cengiz Bey epey zamandır sanat eseri alıyor. Yine kendilerine ait Pera Palas’ta geçtiğimiz aylarda naif sanatçıların geniş bir sergisini açmıştı. Bu kez de Neşet Günal ve onun o zamanki adıyla ‘Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) öğrencilerinden oluşan bir sergiyi yine tarihi Pera Palas’ta açtı. Pera Palas’ın -2 katı koskocaman bir alan. Oraya çaya, etkinliklere, bara, girişin bir altındaki lokantaya gitmiş olabilirsiniz ama sergi alanına inmiş olma olasılığınız az. Serginin başlığı, ‘Ustanın Elleri’. Serginin küratörü Erkan Doğanay.
Neşet Günal Cumhuriyet’in ilan edildiği tarihte 1923’te doğmuş, ilk öğrenimini Koçhisar’da, orta öğrenimini Nevşehir’de tamamlamış ve bu sırada da resim yapmaya başlamış. Öğretmenleri resme olan yeteneğini fark etmiş, Nevşehir Belediyesi ayda 13 TL burs vermiş, 16 yaşında Akademi’ye resim öğrenimine gönderilmiş. Önce Nurullah Berk ve Sabri Berkel’in sonra da büyük bir şans, Akademi’de 13 yıl hocalık yapan Fransız sanatçı Léopold Lévy’nin öğrencisi olmuş, sanat tarihimize damgasını vuran birçok ressamımız gibi. Lévy, dönemin Fransız resminin etkisiyle de ‘doğayı taklit yoluyla resim’ öğretmiş öğrencilerine... O yıllar 2. Dünya Savaşı yılları, zorluklar içinde geçtiğini tahmin edebiliyoruz. Ancak Neşet Günal, ilk açılan Avrupa sınavını kazanmış ve 1948’de Fransa’ya ‘duvar resmi ve fresk öğrenimi’ için gönderilmiş. Önce yine birçok ressamımızın da gittiği André Lhote Atölyesi’ne gitmiş ancak orada uyum sağlayamamış, desen tarafının daha güçlü olduğunu fark edip Fernand Léger’in atölyesine devam etmeye karar vermiş. Biçimsel anlatım olarak belli ki Léger’in formasyonunu kazanmış ancak bakın biyografisinde ne diyor Neşet Günal; “1960’lardan sonraki resimlerimde geriye düşme risklerini de omuzlayarak ‘anlatımı’ baş ilke edindim. Yaşam çabalarını, tasalarını, acılarını, yoksulluklarını yaşadığım ‘toprak adamları’nın gerçeğinde kendi gerçeğimi yeniden buldum. ‘Çağdışı’ dediler. ‘sefalet edebiyatı’ dediler, aldırmadım; doğru değildi. İddiam yoktu; yaptığım resmi yaşamanın rahatlığı içindeydim.”
1954’te yurda dönünce İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’ne, okuduğu okula, asistan olarak giren Neşet Günal 1970 yılında da profesör oldu. İşte Pera Palas’ta sergilenen Demsa Koleksiyonu’nda hem Neşet Günal’ın hem de onun atölyesinde eğitim alan birçok sanatçının eserleri var. Serginin küratörü Erkan Doğanay demiştim. Özetle şöyle diyor; “Cengiz Çetindoğan ve Öğrencileri sergisini açmaya karar verdik. Ancak Türkiye’de her konuda yaşanan arşivleme sorunu burada da çıktı. Neşet Günal Atölyesi’nde eğitim alan öğrencilerin........© T24
