Günde 352 kez telefona dokunuyoruz!
Bugün hiç sıkıldınız mı?
Peki ya dün?
Sahi en son ne zaman “hiçbir şey yapmadığınız için” sıkıldınız? Yani gerçekten çok sıkılmaktan bahsediyorum.
Hatırlıyorum. Çocukken çok sıkıldığım zamanlar olurdu, can sıkıntısından ağlardım. Fakat sonra kendimize bir oyun uydurup devam ederdik hayattan tat almaya. Hiç olmadı, hayal kurardık.
Ama artık hepimizin elinde oyuncağı var. Otobüste, asansörde, tuvalette, hatta çok sevdiğin biriyle yemek yerken bile elini uzatıp alıyorsun onu. Refleks gibi. Düşünmeden… Peki bu oyuncak bizi özgürleştiriyor mu, yoksa görünmez kelepçelerle dijital bir hapishaneye mi kapatıyor?
Geçen gün Instagram’ın hiçbir ayarını değiştirmediğim halde, “bu mesaja cevap vermedin” bildirimi geldi. Linkedin’de de olay aynı şekilde. Yani akşam, bir de bakıyorum ki ilgimi çekmeyen 30 tane bildirim var telefon ekranımda. Taciz resmen. Canımı sıkıyor. Zorunda mıyım kardeşim! Dolmuşta sürekli omuz dürten amcalar gibi!
Bilinçlenmekte büyük fayda var. Hayatımız zaten artık tamamen sosyal medya oldu ama bu da yetmiyor bu vahşi firmalara. Kontrol bizim elimizde olmasın diye gece gündüz çalışıyorlar.
Asurion’a göre, bir Amerikalı günde ortalama 352 kere telefon ekranına dokunuyormuş!
Türkiye’deki kullanıcıların `’ının ise........
