Bilgi Üniversitesi kararı neden Anayasa'ya aykırı; kararın en ağır yükünü kim taşıyacak?
22 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yer alan 11384 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Bu gelişme üzerine gerek öğrenciler gerekse akademik personel bakımından ciddi bir belirsizlik ve tedirginlik ortaya çıkmıştır.
Ancak kamuoyunda ve sosyal medyada konuya ilişkin farklı ve zaman zaman hatalı değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu kapsamda özellikle Anayasa Mahkemesi’nin E.2020/55, K.2023/228, 28/12/2023 tarihli kararı ile vakıf üniversitelerinin faaliyet izinlerine ilişkin anayasal çerçeve önem taşımaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda açık künyesi bulunan 28/12/2023 tarihli kararı ile vakıf üniversitelerinin faaliyet izinlerinin malî gerekçelerle geçici olarak durdurulması veya tamamen kaldırılmasına ilişkin düzenlemelerin Anayasa’ya uygun olup olmadığı incelenmiştir. Anayasa Mahkemesi, vakıf üniversitelerinin her ne kadar kanunla kurulsa da eğitim-öğretim faaliyetlerine başlayabilmeleri ve devam edebilmeleri için YÖK iznine ihtiyaç duyduğunu belirtmiştir. Düzenlemeye göre, kısa vadeli borçlarını gelirleri veya mal varlıklarıyla karşılayamayacak durumda olan vakıf üniversitelerinin faaliyet izinleri YÖK kararıyla geçici olarak durdurulabilmektedir.
Mahkeme, devletin yükseköğretim kurumları üzerindeki denetim yetkisini kabul etmekle birlikte, üniversitelerin bilimsel ve idarî özerkliğinin korunması gerektiğini vurgulamıştır. Bu kapsamda, mali sorun yaşayan üniversiteler hakkında doğrudan faaliyet durdurma tedbiri uygulanmasının ağır ve ölçüsüz bir müdahale olduğu, önce uyarı, kontenjan azaltılması veya öğrenci alımının durdurulması gibi daha hafif ve kademeli tedbirlerin uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. Bu nedenle faaliyet izninin doğrudan geçici olarak durdurulmasına ilişkin hüküm Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Kararda ayrıca faaliyet izninin tamamen kaldırılmasının sonuçları da değerlendirilmiştir. Faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitesinin öğrencilerinin başka üniversitelere aktarılacağı, yönetiminin devredileceği ve tasfiye sürecinin başlayacağı belirtilmiştir. Mahkeme, bu işlemin fiilen üniversitenin kapatılması anlamına geldiğini, vakıf üniversitelerinin ise Anayasa gereği ancak kanunla kapatılabileceğini vurgulamıştır. Bu nedenle Cumhurbaşkanı kararıyla faaliyet izninin kaldırılmasına imkân tanıyan düzenleme de Anayasa’ya aykırı bulunmuştur.
Bu durum, Anayasa Mahkemesi’nin daha önce........
