menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nifak mimarisi

98 0
28.05.2026

Bu ülkenin yakın siyasi tarihi boyunca kime ne zaman neden güvendiğinizi bir düşünün. Sonra da kimden ne zaman ve neden nefret ettiğinizi…  Kimleri başta sevip kimlerden sonra tiksindiğinizi. Ya da tersini.

Ve bu arada ülkenin başına neler geldiğini, ülkenin başından nelerin geçtiğini… Sanki burası sizin ülkeniz değilmiş gibi, hepsini bizzat deneyimlememişsiniz de bir filmde izlemişsiniz, bir romanda okumuşsunuz gibi… dışardan bakın. Ne düşünürdünüz? Tercihlerinizi, öngörlerinizi, endişelerinizi ve sevinçlerinizi, kurulan ve yıkılan ve yeniden kurulan ve bir kez daha yıkılan hayallerinizi… Hepsini serin önünüze.

Analizi her açıdan yapılmış, kodları defalarca deşifre edilmiş bir faşizmin tüm görünürlüğüne ve bilinirliğine rağmen her çağda ve coğrafyada hortlayabilmesinin ve yeniden iktidara talip olabilmesinin nedenleri üzerine sadece düşünmekle kalan ve bu nedenselliğin döngüsünü kırmak için beklenmedik hamleler yapmaktan hep kaçınan ürkek kalabalıkların ortak yazgısı…

Hanna Arendt totaliter iktidarların en büyük başarısının yalnızca insanları korkutmak olmadığını asıl başarının insanların gerçeklik duygusunu kaybetmelerini sağlamak, birbirlerine güvenini yok etmek ve onları eylemsizliğe sürükleyerek dirençsiz hale getirmek olduğunu söyler.

Arendt’in analizlerini bir kez daha doğrulama laboratuvarına dönmek üzere olan şu ülkede muhaliflerin iradesini bulandıracak hamleler boşuna yapılmıyor. Bugün söylediğini yarın inkâr eden politikacılar, alenen doğru olan gerçekleri yok sayarak ilerleyebilen politikalar, dün kahramanken bugün hain ilan edilen politik figürler, iktidar tarafından maniple edilen istatistikler, hukuk ve medyanın mesleki etikten uzak güdümlü........

© T24