Mizaha limon sıkmayın
Deniz Göktaş’ı önceden hiç tanımazdım.
Ne adını duymuştum ne de fotoğrafını görmüştüm.
Türkiye’deki 80 küsur milyondan bir farkı yoktu benim için.
Ta ki geçen hafta, tutuklanıp dört duvar arasına konana kadar!..
Sonra onu tanımak nasip oldu. Kara, pos bıyıklı, kundakta büyüdüğü için virgül bacaklı, sıska sayılacak bir vücudun üstünde, fırça saçlı bir kafa taşıyan sıradan bir Türk’tü.
Aslında ben yeni tanışmıştım ama okuduğum gazete haberlerine göre memleketin neredeyse yarısı onu tanıyordu.
Çünkü tutuklanmasına konu olan gösterisi, “YouTube”da 7 milyon kişi tarafından izlenmişti. İzleyenlerin sayısı her geçen gün daha da artıyordu. (Son dakika: Rakam 10 milyona çıkmış…)
Arkadaşlar, sağ olsunlar, bana da göndermişler.
Henüz programın nasıl açıldığını çözemediğim için, “Bir Bilen” arkadaşımın beni ziyaret etmesini bekliyorum.
Deniz Göktaş arkadaşımız, hakkında dava açıldığını Almanya’da öğrendi. Üç gömleğini, iki şortunu sırt çantasına tıkıp İstanbul’un yolunu tuttu.
Pasaport polisi tarafından hemen serbest edildi.
Ertesi gün, elleri arkadan kelepçeli olarak hâkim karşısına çıkarıldı.
Tabii ki tutuklama kararı çıktı.
Göktaş, dinî duygulara ve cumhurbaşkanına hakaretle suçlandı.
Kendi isteği ile........
