menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Atın eti sert olur!

81 0
22.03.2026

Özellikle Ortadoğu…

Taş üstünde taş, ceset üstünde ceset kalmadı.

Füzeler, havai fişek gibi geceyi yırtıp geçiyor…

Acımasız İsrail ve ABD yüzünden, akaryakıt fiyatları aldı başını gitti. İnsan arabasının gazına basmaya korkar hale geldi!

Siz aslında bunların hepsini iyi biliyorsunuz.

Malumu tekrar etmenin pek anlamı yok.

Ben de zaten bunlardan bahsetmeyeceğim!

Konusu kısıtlı, yaşama bal katmak için uğraşan, haftalık yazılar yazan yazarların ortak derdinden yakınacağım:

Gündemi yakalamak!.

Yazı sırası size gelinceye kadar, yazmaya niyetlendiğiniz konu gündemden düşüveriyor.

Ne yazacağım diye apışıp kalıyorsunuz!

Ama bu hafta direnip, eskimiş bir yazımı tekrar ısıtacağım!

Hatırlarsınız, geçen hafta, asil bir yarış atının etinden yapılan kavurma bizleri meşgul etmişti.

Kavurmanın içinden çıkan “Kimlik cipsinden”atın kim olduğunu öğrenmiştik. Bu at, adalarda yolcu taşıyan, kaburgaları sayılan, cefakar atlardan biri değildi!

Asil bir İngiliz yarış atıydı. Yıllarca yarışlarda ipi birincilikle göğüslemişti.

Sahipleri, bu atların üstünde tir tir titrerler. Özel yemler yedirirler, sağlık muayenesinden geçirilirler, özel bakıcıları, “ayaklarına taş değmesin” diye titizlenirler.

Yani dünyadaki bir çok insandan daha şanslıdırlar.

Ama onların da bir “son kullanılma” yaşı vardır. O yaş gelince satılırlar. Önce , at arabasının önüne koşulurlar. Sonunda da masamıza, sucuk, pastırma, kavurma gibi kılıklarla çıkarlar.

İşte geçen hafta, kavurmadaki at eti, böyle asil bir ata aitti.

Gelelim zurnanın zırt dediği yere!

Ahçı, kavurma yaptığı etin at eti olduğunu bilmiyorsa, onun yapacağı bir şey yok.

Bunu kesen ve satan suçlu.

Suç, etin cinsini belirtmemekten kaynaklanabilir.

Ama yenmesi sağlığa zararlı mıdır, burada biraz durmak gerekir!

Başa dönelim ve işi madde madde anlatalım ki, konu daha iyi anlaşılsın.

Firmalar, ürettikleri malzemeyi bir ambalajın içinde üreticiye sunarlar.

Ambalajın üstünde, malın tüm nitelikleri yer almak zorundadır. Bu, üreticinin tüketiciye sunduğu garanti belgesidir. Eğer ambalajın içinde yazılandan başka bir şey varsa, suç işlenmiş sayılır. Bunun cezası vardır.

Medyada yer alan haberlere göre, yapılan incelemelerde, özellikle et bazlı mamüllerde, yabancı maddeler bulunduysa, bunu yapan firmalar halka duyurulur.

Kiminde genellikle kanatlı hayvan eti, kiminde at, kiminde ise eşek eti çıkar.

Kanatlı hayvan dediğiniz, tavuk, hindi, martı, karga, güvercin!

Bu hayvanlar, hastalıklı olmamak kaydıyla, insan sağlığına pek zarar vermezler sanırım!

Biz gençliğimizde (belki hala da), tavuklu pilav yerine martılı pilav yemedik mi?

Köftede domuz eti bulunması, sağlık açısından değil de dini açıdan sakıncalı sayılır. İslam dini, bu hayvanın etinin yenmesini kesinlikle yasaklamıştır. İşin içinde günah faturası, cehennem ateşi vardır.

Diğer dünyada başına geleceklere razı olanlar, bu eti yiyebilirler. Sağlık açısından bir sakıncası yoktur.

Olsaydı, dünyanın üçte ikisi telef olurdu.

Burada karar sizin. Çünkü, günah sizin kişisel defterinize yazılacak!

Şunu da belirtmek isterim ki, çiftlikte beslenen domuz etinin fiyatı, dana, kuzu ve koyun etinden çok daıha pahallıdır. Üreticiler neden bu pahalı eti, ucuz etle paçal etsinler ki?

Eşek etinin ise bence bir sakıncası yok. Benim de yemişliğim var. Söylemeseler, yediğim etin dana eti olduğu konusunda yemin edebilirim.

Yalnız biraz sert. Hele Mardin’in çöp taşıyan eşeklerinden biriyse et çok daha sert olabilir. Çünkü Mardin’in yokuşlarını tırmanmak öyle kolay bir iş değildir. Kas yapar, eti sıkılaştırır.

Kenya mezbahalarında geçen yıl, 7 ayda tam 10 bin eşek kesilmiş. En büyük müşteri ise Çin. Onu Vietnam izliyor.

Bence eşeğin etini yemek yerine sütünü için. Söylendiğine göre anne sütü kadar değerliymiş.

Gelelim, “Milli Hayvanımız” ata!

Et mamüllerinin içinden çıkan at eti zararlı mı? Veya yenmesi haram mı?

Baştan belirtmeliyim ki, söz konusu edeceğim at etlerinin sağlıklı olduğunu varsayıyorum...

İkinci sorudan, din konusundan başlayalım yanıtlamaya.

İslam bilginleri bu konuda üçe ayrılmışlar. Bazıları helal, bazıları haram, bazıları ise mekruh diyor. Yani yasak değildir ama tüketilmesi önerilmez.

Mezhepler de bu konuda ayrı inanış içindeler. Şafii, Hanbeli, Zahiri mezhepleri, at etinin helal olduğu konusunda birleşirken, Zeydiye mezhebi haram, Hanefi mezhebi ise mekruh diyor.

Bazı kaynaklar ise Hz. Muhammed’in Hayber seferi sırasında at eti yediğini öne sürüyorlar.

Dinen durum böyle!

At eti zararlı mı sorusunun yanıtına gelince.

Genellikle Batıda kesilen bazı atların etinin zararlı olabileceği belirtiliyor. Bu atlar, bizim haberin kahramanı gibi emekli yarış atları. Çünkü bunlara verilen ve bir nevi doping maddesi olan “Phenylbutazon” isimli ilacın, insanlara zarar verebileceği iddia ediliyor.

Yani, yarış atı dışındaki atların eti insan sağlığı için zararlı değil.

Avrupa’da at eti oldukça makbul bir et türü. Yılda toplam 80 bin ton tüketiliyor.

En çok at kesimi, Polonya, Fransa ve Romanya’da yapılıyor.

Fransa’da bu etin satıldığı özel gurme şarküteriler var. Restoran mönülerinde en pahalı yemekler at etiyle yapılanlar.

Bu et her kasapta satılmıyor. Sadece at eti satan özel kasaplar var.

Ayrıca at eti ile yapılan sucuk, salam ve sosisler de oldukça beğeniliyor.,

Belçikalılar bu eti, steak tartar olarak tüketmeyi seviyorlar. Yani çiğ olarak yemeyi!

İtalyanlar da bu etin düşkünleri arasında yer alıyorlar. Veneto bölgesinde at eti oldukça pahalı. Gurmelerin göz bebeği adeta! Buradaki restoranlarda, ince dilimlenmiş füme at eti, parmesan peyniri ve yıllanmış balsamik sirke ile servis ediliyor.

Zenginlerin tatil beldesi Sardunya Adası’nda ise at burger, en sevilen yiyeceklerden birisi.

Ünlü şef Gordon Ramsey, at etini mutfağında en çok kullanan şeflerin başını çekiyor. İngiliz şef Jamie Oliver’in at etiyle yaptığı dürüm de oldukça ünlü.

Bu özel et, Japonya’da da el üstünde tutulan bir yiyecek! İncecik dilimlenmiş etler, yanında yeşil soğanla çiğ olarak tüketiliyor.

Güney Amerika’da en çok at kesimi ve tüketimi Brezilya, Arjantin ve Kolombiya’da yapılıyor.

Meksika’da at etinin ne kadar tüketildiğini bilmiyorum ama bu ülke dünyanın en fazla at etini üretiyor ve satıyor.

Gelelim Orta Asya’ya...

At etinin en çok tüketildiği ülkeler Orta Asya’da. Özellikle Kazakistan ve Moğolistan mutfaklarında bu et çok önemli bir yere sahip. Özellikle Kazakistan’da bir çok yemek at eti ile yapılıyor.

At eti Kırgızistan mutfağının da baş köşesinde yer alıyor. Daha çok, büyük şölenlerde, seçkin misafirler için kesiliyor.

Atı özel kasaplar kesiyor ve bunlara “Kasapçı” deniyor. At kesildikten sonra ev sahibi tadına bakmadan kimseye ikram edilmiyor.

Bağırsaklarından sucuk yapılıyor. Sırt tarafından çıkan et, önemli misafirlere veriliyor. Kalça eti ise sofradaki en yaşlı konuğa ayrılıyor.

Gelelim at etinin lezzetine.

Bu eti, Kazakistan’da hem haşlanmış, hem de kızarmış olarak yedim. Yağsız, dana eti lezzetinde, lifli bir et. Ekşimsi bir tadı var.  Çigneme süresi oldukça uzun. Yutkunma sorunu ve protez dişi olanlara önermem.

Özetlersem, bu eti çok sevdiğimi söyleyemem. Onun sütünden yapılmış olan atalarımızın içkisi Kımız’a pek rağbet etmem.

At eti konusunda durum böyle.

Yiyip, yememek konusunda siz bilirsiniz!

“Atlara yazık, bu güzelim hayvana nasıl kıyıyorlar” diye eleştiriyorsanız, etlerini iştahla yediğimiz küçücük kuzuların, şakacı oğlakların, masum bakışlı süt danalarının nasıl kesildiğini düşünün.

Sanıyorum, gözünüzün önünden geçen manzaralar yüzünden vejateryan olabilirsiniz!

Durum özetle böyle. Girişte belirttiğim gibi, ambalajın üstünde yazılı olmayan malzemeleri kullanılan firmalar suçludur. En ağır cezayı hak ediyorlar.

Ve ayrıca, bu etler bu kadar zararlıysa, hükümetimiz, Sudan’dan tonlarca eşek, at ve domuz etinin gümrüksüz ithaline neden izin vermiştir?

Durum böyle… Karar sizin!


© T24