menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erdoğan “demokrasi korkusunu” yenebilir mi?

165 1
23.01.2026

Diğer

23 Ocak 2026

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Adı “barış süreci” olmayan barış sürecinde görünürdeki en büyük engel, ABD’nin YPG’nin arkasından çekilmesiyle birlikte ortadan kalkmış gibi görünüyor.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Öcalan gelsin, DEM grubunda konuşsun” diye başlattığı süreçte iktidarın büyük ortağının çok da heyecanlı ve hevesli olmadığını biliyoruz.

“Suriye’nin toprak bütünlüğü” meselesi bu hevessizlik için kullanıma çok elverişli bir kılıftı ve iktidar da bunu sonuna kadar kullandı.

“PKK kılık değiştirip, Suriye’nin kuzeyine yerleşecek, bu Türkiye için güvenlik tehdididir” tezinin memlekette DEM dışında çok taraftar bulabileceğini tahmin etmek de zor değildi.

Nitekim de öyle oldu.

Anası da dahil olmak üzere irili ufaklı muhalif partiler de bu konuda iktidarın tezinin peşine takılmakta bir an bile tereddüt etmediler.

Cihatçı gelenekten gelen şeriatçı bir Arap rejimi belli ki ehveni şer görüldü.

Şu andaki tabloyu “ABD, Kürtleri sattı” diye yorumlayanlar da var tabii ama aslına bakarsanız alınan satılan bir şey yok.

ABD’nin bölgedeki politikası her şeyden önce İsrail’in güvenliğine odaklı.

İsrail’in de kontrol edilebilir tek parça bir Suriye devletinin varlığını daha stratejik bulduğu anlaşılıyor.

Ve hep ihmal edilen bir gerçek de şuydu ki ABD’nin de İsrail’in de bölgede güveneceği “Kürtler” Kuzey Irak’taki aşiretler.

Barzani’nin, PKK’nın hâkim olduğu bir Kuzey Suriye Kürt Özerk Yönetimi’ni en son isteyecek profil olduğu gerçeğini de unutmayalım.

Bütün bunların sonunda PKK’nın dünya gerçeklerinden kopmuş yönetim kadrosunun Suriye’nin kuzeyi için kurduğu hayaller iskambilden bir kule gibi yıkıldı, gitti.

Bu hayalcilik şu anda YPG’yi 10 Mart mutabakatından daha geri bir çizgiyi kabule de zorladı.

Bu tabloya bakınca Türkiye’deki barış sürecinin önünde de bir engel kalmamış gibi görünüyor ama bu görüntü aldatmasın.

Gerçek engelin ne olduğunu artık net bir şekilde göreceğiz ki bunu “Erdoğan’ın demokrasi korkusu” diye isimlendirebilirim.

Suriye’nin kuzeyinde YPG’nin kendisini çok güçlü gördüğü ve planlarını bunun üzerine yaptığı günlerde MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız “hukuki – siyasal reformlar terörün tamamen bitirilmesi şartına bağlı” demişti.

Artık “Kuzey Suriye tehlikesi” de kalmadığına göre bunlarla ilgili olarak en azından bir yol haritası........

© T24