menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sarı öküzden sürüyü verdiğimiz günlere

45 0
02.04.2025

Diğer

02 Nisan 2025

Bir dizi ya da filmde görsek, “Bu kadar da olmaz canım!” deyip yarıda bırakacağımız günler yaşıyoruz. “Bu kadar da olmaz” dediğimiz her şey oluyor. Çünkü olabiliyor. Çok uzağa gitmeye gerek yok; son beş yıla baktığımızda sürekli daha da kötülerini yaşadık. Her seferinde biraz daha karanlığa sürüklendik, bir adım daha geriye gittik. Sandık ki, daha kötüsü olmaz. Ya da daha kötüsü bizi bulmaz. Lakin böyle bir şey yok. Çünkü iyi günler de kötü günler de sanıldığının aksine, bireysel çabalarla yaşanabilecek şeyler değildir. İyi şeyler de kötü şeyler de kitlesel çabalar sonunda olur.

Kendi kabuğumuza çekilip, kendimizi kurtarmaya çalıştığımız için geldi bu kötü günler. Çünkü her koyun kendi bacağından asılmaya kalktığında kurtulmaz; aksine yalnız koyunu kurt kapar. Kaptı da. Mesela bundan dokuz yıl evvel Sur’a kayyım atandığında bizimle ilgisi yokmuş gibi davrandık. Kendi bacağımıza odaklandık. 2021’de HDP’li üç büyükşehir, beş il, 33 ilçe ve yedi belde belediyesi olmak üzere toplam 48 belediyede kayyım yönetimi vardı. Bütün bunların bizimle ilgisi olmadığını düşündük. Çünkü Batı yakasında bir sorun yoktu. Kötü günler bizden uzaktaydı. “Susma sustukça sıra sana gelecek” romantik bir slogandı. Doğu’da yaşananlar bizim kapsama alanımız dışındaydı. Lakin hukuksuzluğun kapsama alanı gün geçtikçe genişledi.

Her gün yürüdüğümüz sokakları, meydanları tehlikeli görüp “Aman çıkmayın” dedikçe geldi o kötü günler. En meşru talepler konusunda geri adım attıkça… Aman çıkılmasın denilen sokaklar herkes için vardı oysa. Tıpkı adaletin herkesin için olması gerektiği gibi.

Tek adamlık, iktidardakilerin yarattığı bir süreç olabilir ama muhalefetin her kesimi de bunu kendi içinde........

© T24