menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye-NATO-Amerika: Aynanın sırlı yüzü...

20 0
03.07.2026

Bilenler bilir, 12 Mart askeri darbesi esasen ordu içinde gerçekleştirilmiş, bir kanadın diğer kanadı tasfiye etme hareketidir. Hükumete verilen muhtıra, sonuçları çok ağır olsa da, göstermeliktir. Bir kanat 9 Martçılardır. Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur son dakikaya kadar onlarla birlikte hareket etmiş, darbe girişiminin deşifre olması, , Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç-Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay cuntasının baskısı, görüş ayrılığı nedneiyle kopup diğer tarafa yani 12 Martçılara iltihak etmiştir. Keza, Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler de yine Tağmaç-Sunay baskısı altında 8 Mart günü yapılan toplantıda 9 Martçılardan ayrılmıştır. Komutanlar, 12 Mart günü son dakikaya kadar beraber çalıştıkları 9 Martçıları (Orgeneraller hariç) tasfiye etmiştir. 1. Ordu Komutanı olan Faik Türün de 12 Mart’ın ardından gelen operasyonları gerçekleştirmiş, Faruk Gürler’in Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde ordusuyla Ankara’ya yürüyeceğini belirtmiştir. Bir hercümerç gitmiştir o günlerde.

Şuraya geleceğim. Bu hadisenin arkasında NATO’nun olduğu çok yazılıp, çok söylenmiştir. Şimdi adını vermeyelim, yine kendi anılarından vereyim, 8-9 Mart akşamı Tağmaç’ın yaveri Genelkurmay’ın ışıklarının yandığını görünce komutanını aramış.  Kendisi 9 Mart’çıdır, bu hali bekledikleri darbe zannetmiştir. Oysa, Batur kanat değiştirince, darbe düşmüş, 12 Martçılar derhal eyleme geçip ‘ışıkları yaktırmıştır’. Ama gerekçesi dudak uçuklatıcıdır.  Komutan, ‘endişe edecek bir şey yok, NATO Alarmı verdim’ demiştir.

NATO Alarmı, üye ülkelerde devlete karşı fiilen bir ‘komünist başkaldırı’ olduğunda verilen, ordunun duruma hâkim olmasını öngören alarmdır. Komutan, 9 Martçıları ‘deşifre ve tasfiye ettikten’ sonra alarm sistemini işletmiştir. Muhakkaktır ki, 12 Mart darbesi diye bildiğimiz, kısa süre sonra Türün’ün girişimleriyle ‘Balyoz Harekatı’na dönüşen bütün o gelişmeler bir NATO marifeti olarak tezahür etmiştir.

Uzun hikâyeyi NATO’nun Türkiye’deki etkinliklerine başka bir açıdan bakmak maksadıyla anlattım. Dileyenler ayrıntılarını dünya kadar kitapta izleyebilir ama bilhassa 9 Martçıların düşünsel yaklaşımını, hazırlanış sürecini anlamak için, Hasan Cemal’in, bütün kitapları gibi çok önemli, Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım adlı kitabını bu yaz okuyabilir.

Görüşüm şudur: modern Türkiye’nin tarihinde ve devlet düzeyinde yaşanan en büyük değişim, o günden bugüne ülkenin kaderini doğrudan etkileyen en önemli gelişme, 18 Şubat 1952 günü NATO’ya girmemizdir. Türkiye, 1949 yılında kurulan örgüte hemen üye olmak istemiştir ama kabul görmemiştir. Gerekçe olarak, adı, Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı olan bu kurumun içerdiği Kuzey Atlantik’in Türkiye’ye olan mesafesi gösterilmiştir. Türkiye’nin talebi anlaşılabilir. Savaş bitmeden hemen önce İnönü yüzünü Amerika aksına çevirmiş, 1946’da, Amerika’nın savaş sonrasının ideolojisi olarak öne ittiği demokrasiye uygun davranabilmek için çok partili hayata dönme kararı almış, 1945’te Rusya’nın Kars ve Ardahan üstündeki taleplerinden ürkerek Batı dışında bir seçenek bulamamıştı. (1945’te de tüm bu hareketin ağırlık merkezi olarak BM’ye girmiştik.)

1940’lar DP’nin 1950 zaferiyle kapanınca Türkiye’nin gerçek Amerika serüveni başlar. Daha 1940’larda temeli atılan Marshall yardımı ile traktörler ve diğer alt yapı unsurları ülkeye girmeye başlamış, 1950’de ise Menderes Hükumeti Kore’ye asker gönderme kararını vermiştir. Amerika’yı Türkiye’nin NATO üyeliği konusunda asıl ikna eden Türk ordusunun Kore çarpışmalarıdır. Kore ‘de Birleşmiş Milletler Komutanlığını üstlenen General MacArthur, bütün tepeleri Türk askerlerine aldırdığını söylemiştir. (O savaşın en iyi ve tek anlatımı Attila İlhan’ın Yaraya Tuz Basmak adlı romanıdır. Okumayanlar bu yaz okuyabilir.) 1993’te Amerika’da katıldığım bir programda karşılaştığım eski bir komutana bunun doğru olup olmadığını sorduğumda itiraf edeyim ki, zatın, beni ve Türk askerlerini övmek için, ne söylediğini........

© T24