menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bagateller (6): Terk edilme korkusu

16 0
01.11.2026

Âşıktım ona. Ancak ben onun için geçici bir gönül eğlencesiydim. 

Öyle bir erkek cinsi var ki, kadından çekinmez, beğendiği her kadını kendine hak görür, o gözle avlanmaya çıkar. Bu erkek cinsi kendini de pek beğenir, kendine güvenir, dolayısıyla kadınların onu beğenme ihtimalini beğenmeme ihtimalinden daha yüksek görür, ona göre hesap eder. Elbette ki salt yakışıklılıkla kız tavlanamayacağını bilir; sosyal becerilerini geliştirmeye bakar, ağzı iyi laf yapar. Avını yüksek bir noktadan, ağaç tepesinden aşağıdaki ceylanı gözleyen leopar gibi gözler, bu sayede onun kişilik yapısını, zaaflarını, eğilimlerini rahatlıkla tespit eder, ona göre zemini döşer, planını yapar, sonra isteyeceği şeyi çekinmeden ister ve sıklıkla elde eder. Bu tip erkeklerin özgüvenleri gözlerinden, tavırlarından, vücut dillerinden belli olur. Kaybedecek hiçbir şeyleri yoktur. Kadınların birçoğu onları daha lafa girmeden, uzaktan fark eder ve doğal bir çekim duyar. 

Bir kadın böyle bir erkeği reddedecek olsa, erkek “kendi kaybeder” diye düşünüp, hiç sarsılmadan, bozulmadan yoluna devam eder, sıradaki avın peşine düşer. Elde ettiği bir kadından bir süre sonra ayrılmak söz konusu olsa, bu önemli bir sorun değildir. Nasıl olsa dünya kadın doludur, biri giderse yenisini bulmak an meselesidir. "Hatun error verdi, gönderdik, hocam" diyen bir arkadaşım var mesela.

Bir diğer erkek türü vardır ki, kur yapma çağına geldiğinde içinde yükselen arzulara paralel olarak karşı cinse karşı bir korku, bir çekince başlar. Bu çekinceden dolayı muhattabına tepeden değil, yerin dibinden bakar. Kadınlara karşı, yolun ortasında her an ezilebilecek bir salyangoz kadar işi şansa kalmıştır. Güzel, çekici bir kadına baktığı zaman, bulunduğu noktadan sadece fiziksel bir suret görür ve onun büyüsüyle felç olur. Bu felç nedeniyle karşısındakini zaaflarıyla, eğilimleriyle, arzularıyla, kısacası insan olarak -tanrıça değil- tanıyamayacak kadar kördür. 

“Ya beni beğenmezse? Onunla sohbet etme girişiminde bulunsam acaba rahatsız mı olur varlığımdan, tipimden, tarzımdan? Yoksa düşük de olsa bir şansım var mı? Ben kimim ki beni beğensin! Öff! Şansımı denesem mi? Ya reddederse!!”

Bu erkek, kadınla ancak büyük bir iç mücadele sonrasında iletişim kurmayı deneyebilir. Bunu deneyecek kadar ileri gitmişse, o sırada gergin olur. Karşısındakinin her sözünde, her hareketinde bir onaylama veya ret belirtisi arar. “Gülümsüyor mu? Acaba beni beğendiği için mi, yoksa başka bir nedeni mi var? Belki beni sadece arkadaş olarak beğendiği için gülümsüyordur? Yaptığım espriyi komik bulduğu için gülmüştür ama bu beni bir erkek olarak beğendiği anlamına gelmez. Haydi, biraz daha devam edeyim sohbete, ama haddimi aşmadan. Yoksa bir çuval inciri berbat ederim!… Ne o?! Somurttu........

© T24