menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Toplumla güle oynaya bütünleştirilenler ve “bütünleşemeyen” Kozağaçlı

62 22
03.01.2026

Diğer

03 Ocak 2026

Selçuk Kozağaçlı

Hrant Dink’in katili Ogün Samast, bir gardiyanın boğazını kesmeye çalışmasına, gardiyanı rehin almasına, küfürlerine, hakaretlerine, tahliye edilir edilmez soluğu mafyanın yanında almasına rağmen, “toplumla bütünleşmesi” uygun görülerek, normalden çok daha erken bir sürede tahliye edildi.

Cezaevinde, şartla salıvermeye karar veren kurulun önüne çıkabilmek için belli bir puanı doldurmanız gerekiyor.

Ogün Samast misal, bütün yaptıklarına rağmen puanı çabucak doldurmuş olacak ki özgürlüğüne kavuşabildi!

* * *

Zaten 2012’den bu yana çıkartılan örtülü aflarla en ağır suçları işleyenler için puan sistemi bile aranmadı.

Şimdi bakmayın ortalığa dökülüp, “Bu af değil infaz eşitlemesi” sloganları atanlara…

Eşitliğe gerekçe gösterilen bir önceki “örtülü affın” neden çıkartıldığını bile tartışma gereği duymayanlara…

İnsan öldürenler misal…

Öyle kazayla ölüme neden olanlardan, kendini korumak isterken istemeden ölüme yol açanlardan söz etmiyoruz.

Kader kurbanı diye bir kavramdan söz ediyorsak, bu kavramı sadece hakkıyla korunmadığı için kendini korumak zorunda kalan ve bu sırada istemeden suç işleyenler için kullanabiliriz.

Eziyet ederek, işkence ederek, vahşice insan öldürenler önce cezalarının yarısından kurtarıldı, ardından cezalarının bir bölümünü yatmış sayıldı, ardından bir anlamda özgürlük demek olan açık cezaevlerine geçişleri sağlandı. Şimdi de “infaz eşitliği” bahanesiyle hepsi dışarıya salındı!

* * *

Para hırsıyla hiçbir önlem almadan madencilere madenleri mezar haline getirenler!

Maraş depremlerinin üzerinden fazla zaman geçmemesi, ailelerin örgütlenmeleri sayesinde deprem suçlarını işleyenler yasanın kapsamı dışına alındı ama iş cinayetlerini işleyenler güle oynaya yararlandılar son örtülü aftan.

Maden facialarına yol açanlar, trafik facialarına yol açanlar, türlü facialara yol açanlar…

İşkenceciler, zulmedenler, gasp edenler, tehdit edenler… Her biri…

* * *

Devletimiz, bu tablonun içerisine, en ağır, en azılı gördüğü isimleri almamakta kararlı. 2012’den bu yana çıkartılan beş ayrı örtülü af düzenlemesinin kapsamına düşünce suçlularından bir teki bile alınmadı.

Yetmezmiş gibi, cezaevleri gözlem kurulları aracılığıyla bu isimlerin cezaevinden çıkmaları da engelleniyor.

Hiçbir suç işlememiş olmasına rağmen aylarca cezaevinde tutulan ve özgürlüğüne kavuşur kavuşmaz yaptığı haberlerle gündeme gelen Furkan Karabay’ın, Medyascope’ta yayınlanan son haberinden öğreniyoruz ki Silivri Cezaevi Gözlem Kurulu, Çağdaş Hukukçular Derneği Onursal Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın “toplumla bütünleşecek durumda olmadığına” karar vermiş.

Kozağaçlı hakkında “Koşullu Salıvermeye Esas İyi Hal Değerlendirmesi” sonunda “iyi halli” olmadığına hükmetmiş.

Tutuklanacağını bile bile 10 yıl önce yurtdışından gelerek teslim olan, iki kez tahliye edilen, ilkinde saatler sonra yeniden cezaevine konulan, ikincisinde tahliyesinden bir gün sonra hakkında yeniden “iyi halli değil” kararı verilince kaçmayarak cezaevine dönen Kozağaçlı’dan söz ediyoruz.

Kurula göre, aldığı cezalar nedeniyle Kozağaçlı’nın gelişim puanı 28,5’ta kalmış. 40 puanı karşılayamadığı için “toplumla bütünleşecek” durumda değilmiş.

* * *

Bir günlüğüne tahliye olmasını yediden yetmişe herkesin sevinçle karşıladığı Kozağaçlı…

10 yıldır cezaevine tutulan Kozağaçlı’dan, arzulanan bir “iyi halli” yaratmak mümkün değil elbette.

Ama adalet de bu değil zaten.

Ve yatmasına neden olan davayı da anımsamak gerekiyor bu nedenle…

Sadece Kozağaçlı’nın değil, Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi diğer avukatların da ceza aldığı ÇHD davasını…

* * *

Çağdaş Hukukçular Derneği avukatlarına ceza yağdırılan dava, avukatların haklarında açılan ilk dava değildi elbette.

Daha önce, yine Hollanda/Belçika belgeleri adı verilen belgeler delil gösterilerek, yanlarına da gizli tanık........

© T24