Hukuk ve etik yok…
Diğer
18 Ağustos 2025
Son haberler parti değiştirme haliyle ilgili…
İkinci hal ise haber değil ve tutuklamanın devamında verilen kararlarla ilgili bir sorun…
Bir siyasi partiden başka bir siyasi partiye geçen kişiler hakkındaki haberler toplumun ilgisini çeker. Siyasetçilerin partiden partiye geçişleri kamuoyunda tepki ile karşılaşır. Katılmanın gerçekleştiği siyasi parti için bu durum başarıdır ve övgüyle karşılanır. Siyasetçiler toplumun kaderini etkilerler. Siyasetçiler, halka hesap vermek zorunda olanlardır. Çünkü siyaset ahlaki bir eylemdir. Siyasetçi; eylemlerinin önceden öngörülebilen sonuçları bakımından hesap verebilen sorumluk sahibidirler.
Sadece iktidardan hoşlananlar ve bunun için gösterişli eylemlerde bulunanlar ve “iktidara tapanlar” yozlaşmanın örnekleridir. Az gelişmiş ülkelerde yoksulluk, ekonomik bozukluk kadar “yozlaşma” aynı oranda sorundur. Yoksulluk ve yozlaşmanın yaşandığı bir yürütme/yasamada ayrıca etik kurallar da bir o kadar etkilenir…
Ahlak ve etik kurallardan etkilenen yasama ve yürütme organı yanında yargının da etkilendiği etik ilkeler yok mudur? Vardır! Ne zaman ortaya çıkar? Ne zaman toplumu etkiler?
Yargıtay tarafından kabul edilmiş olan Yargıtay Yargı Etiği İlkeleri’nin başlangıç bölümünde; “Mahkemelerin, anayasal düzeni ve hukukun üstünlüğünü yaşatma ve yüceltme görevini yerine getirebilmeleri için, yetkin, bağımsız ve tarafsız yargının var olması zorunlu” görülmüştür. Bu yüzden “Hâkimlerin bireysel ve kurumsal olarak, hâkimlik görevini halkın emaneti olarak görmeleri, saygı duymaları ve halkın yargı sistemine güvenini yükseltmek ve sürdürmek için ellerinden gelen en yüksek çabayı göstermeleri zorunlu” kabul edilmiştir.
Yargıda Şeffaflığa İlişkin İstanbul Bildirgesi ile Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi, 27 Temmuz 2006 tarihli ve 2006/23 sayılı kararıyla, yargı kurumlarının Bangalor Yargı Etiği İlkeleri’ni dikkate almaları istenmiştir.
O halde hakimlerin uymak zorunda oldukları “etik ilkeler” vardır, uyulmalıdır.
Tutukluluk ve devamı hakkında verilmiş kararlar bakımından etik ilkeler uygulanıyor mu?
Hapishaneler, tıka basa tutuklularla dolu... Tutukluluk halleri 30 gün içinde yargıda inceleniyor. Bu incelemede şüphelinin tutukluluk halinin kaldırılması gerekirse, sulh ceza yargıcı tahliye kararı veriyor…Eğer tutukluluk halinin devamına karar verilirse bu karara itiraz etmek mümkün… Ancak tutukluluk halinin devamına dair kararlar birbirinin aynısı ve bir diğer deyişle basmakalıp…
Şöyle deniyor kararlarda; “Şüphelilerin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, ve delillerin henüz toplanmamış olması, atılı suçun yasada ön görülen cezasının alt ve üst sınırı, Şüphelilerin üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin oluşu, bu aşamada adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı, suçun sabit görülmesi halinde verilmesi muhtemel ceza veya güvenlik tedbirleriyle tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu, soruşturma konusu suçun işleniş şekli itibariyle ağırlığı ve önemi dikkate alındığında, bu suretle Şüphelilerin tutukluluk halinin sonlandırılmasını gerektirecek nitelikte yeni bir delilin bulunmadığı, tutuklama nedenlerinin ortadan kalkmadığı anlaşıldığından…” şüphelilerin tutukluluk hallerinin devamına karar veriliyor…
Bu tür “tutukluluk inceleme” kararları birbirine çok benziyor. Önceki tutuklama kararının tekrarı ve/veya benzer cümlelerle tekrarın tekrarına dayalı kararlar, sürekli tekrarlanıyor…
İtiraz sonucu değiştirmiyor. Sulh Ceza Hakimlik kararı “usul ve yasa hükümlerine” uygun görüldüğünden Asliye Ceza Mahkemeleri itirazları reddediyor…
Sözün özü; tutukluluk incelemelerinden ve itirazlardan çıkan bir sonuç yok…
Artık idari pratik haline dönüşmüş durumda ve sonuç alınamayan etkisiz yargı işlemlerinden ibaret…Tutukluluk incelemelerinde tahliye edilen yok…İtiraz edildiğinde şüphelilerin tahliye edildiğine dair bir örnek yok! Ne AYM ne AİHM kararları ne kanun dikkate alınmıyor…
Yargıya erişim ve adil yargılanma hakkı yok… Yargıya güven yok!
Yargıya güven eksik ve etik yok, etik yokluğundan güven eksikliği daha çok!
AYM, AİHM kararlarına yaptığı........
© T24
