menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kimse kızmasın, Hastalık Hastası’nı yazdım!

14 0
29.12.2025

Diğer

T24 Haftalık Yazarı

29 Aralık 2025

Fotoğraflar: Tommy Hetzel | BURG

Viyana’nın o meşhur ayazından kaçıp bir bar köşesine sığınarak önümdeki ekrana boş boş bakarken, henüz yedi günlük bu ‘sanat turizmi’ serüvenimi nasıl formüle edip yazıya dökeceğimi düşünüyordum. Tam o sırada önüme Hasan Cemal’in T24’te üç hafta önce başlayan yazı dizisi Günlüğümün Sayfaları Arasından'ın son bölümü düştü.

Gayriihtiyari, “Peki benim Hasan Abi’den neyim eksik?” diye sordum kendime. Sonra biri duydu mu diye etrafıma bakındım tedirgin; zira Viyana’da Türkçe bilen çok, maazallah gazeteci milletinin eğlencesi olurduk!

Eksik listesi on yılları bulan uzunlukta: ‘Gazeteci milletinin abisi’ ve Tuğrul Eryılmaz’ın tabiriyle ‘herkesin yayın yönetmeni’ olmak; mesleğimize damga vuran tuğla gibi kitaplar, yarım asrı aşan aramızdaki tecrübe farkı ve yazı uzamasın diye sayamadıklarım… Bir an duraksadım ama yine de Viyana Günlükleri tutmaya karar verdim. Sonuçta günlük tutmak Hasan Cemal’den intihal sayılmazdı; ne de olsa biz de bu işi, bizzat Hasan Abi’den öğrenenlerden öğrendik, öğreniyoruz…

Bu akşam Burgtheater’ın o görkemli merdivenlerinden değil, Akademietheater’ın daha mütevazı kapısından içeri girdiğimde; Avrupa’nın o bildik, şatafatlı tiyatro salonlarından ziyade daha samimi, bizi içine alan küçük bir salonla karşılaştım. Basın mensupları için ayrılan koltuklar ise sahnenin en kör noktasını bile rahatlıkla görebileceğimiz bir konumdaydı ki Türkiye’de buna hasretiz.

Koltuğuma yerleşirken zihnimde klasik bir Molière komedisi beklentisi vardı. Ancak salon kararıp perde açıldığında anladım ki, Stefan Bachmann’ın rejisiyle izleyeceğim şey bir klasik değil, bambaşka bir deneyimdi.

Almanca bilmemek, Viyana’da tiyatroya gitmek için bir engel........

© T24