menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Bir iki, üç, dört; daha çok Vietnam”

33 0
26.03.2026

Üniversite yıllarımızda, ABD’nin Vietnam savaşı sürerken, toplantılarda ve yürüyüşlerde yaygın olarak kullanılan bir slogan vardı: “Bir iki, üç, dört; daha çok Vietnam.” Bu sloganı hem Türkiye’de hem yurt dışında sıkça duymuştum.

Slogan, bir dileği dile getiriyordu: Vietnam gibi daha çok ülke ABD empreyalizmine karşı direniş göstersin, emperyalizmin insan kıyımı sona ersin ve askeri olarak yenilsin. Ancak ABD direnebilecek ülkeleri ve hareketleri kıymaya çoktan başlamıştı.

ABD’nin küresel hakimiyet sağlamak ve sloganda ima edilen “domino etkisini” kırmak adına giriştiği kıyımları anlamak için geriye bakalım. Görülecek ki, bugün ABD’nin giriştiği kıyımların tarihçesi var. Konu, hiç de dengesiz Trump ile sınırlı değil.

Truman’dan atom bombasına ve Trump’a

İkinci Dünya savaşı ile başlayalım. ABD ilk nükleer bombayı Temmuz 1945’te patlatır. Savaş Avrupa’da bitmiştir, Almanya ve İtalya yenilmiştir. Japonya’nın da kaybedeceği bellidir. Hatta teslim koşulları bile konuşulur.

Buna karşılık ABD, Japonya’ya atom bombası atmaya karar verir. Dahası, 1945 yılı başından itibaren Tokyo’ya ve diğer şehirlere havadan sürekli ateş bombası atar. 100 Japon şehri ateş bombaları ile yakılır, ölenlerin sayısı yüzbinlerle ifade edilir.

Bilim insanları atom bombasına gerek olmadığını, yüzbinlerce sivil insanın daha öleceğini, daha fazlasının sakat kalacağını ve Japonya’nın bunu bildiği için teslim olacağını söyleyerek karşı çıkarlar.

Ancak ABD hükümeti ve özellikle Başkan Harry Truman kararlıdır. Çünkü ABD küresel hakimiyet kurma peşinde bir güç gösterisi yapmak ister. 6 Ağustos 1945’te  Hiroshima’ya, sonra 9 Ağustosta Nagasaki’ye atom bombası atılır.

Atom bombasının yapılışında önderlik eden Prof. Robert Oppenheimer, büyük ölüm ve yıkım yaratan bu bombalardan 10 gün sonra savaş bakanına "Nükleer silahların yasaklanması gerekir" der. İki ay sonrası için Başkan Truman’dan da randevu alır.

Oppenheimer Truman’a “Japonya’ya atom bombası atıldığı için vicdanen çok rahatsız oldum, nükleer silahların sınırlanması gerekir, böyle devam edemez” der. Ve ekler: “Sayın Başkan, ellerimde kan olduğunu hissediyorum.”

Truman kendisini kovar gibi dışarı davet eder ve sonra başkalarına olayı anlatırken Oppenheimer’a küfürler eder. Bu tavırlar sonrasında Oppenheimer atom bombası yapım projesi olan Manhattan Projesi’nden ayrılır ve üniversiteye geri döner. 

Truman’ın emriyle atılan ilk iki atom bombası, ilk 4 ayda çok büyük çoğunluğu sivil yaklaşık 220 bin insanın (aralarında Koreliler de vardır) ölümüne neden olmuştur. Yüz binlerce kişi de daha sonra yaraları ve sakatlıkları nedeniyle yaşamını yitirmiştir.

Truman’ı daha da ünlendiren “Truman doktrini”dir. Truman, 12 Mart 1947’de kongreyi  (meclis ve senato) ortak toplantıya çağırır. Önce Türkiye ve Yunanistan’ın Sovyetler Birliği’nin komünist tehdidi altında olduğunu anlatır.

Türkiye’nin Sovyetler ile yaşadığı boğazlar konusunu ve Yunanistan’da komünist partinin........

© T24