Ayşe Canan Atlığ: Bedri Rahmi’yi Eren Eyüboğlu olmadan, Eşref Üren’i de Melahat Üren olmadan tam anlamıyla okumak mümkün değil
Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi'nin büyük ilgi gören "Yan Yana" sergisi sona yaklaşırken, sergi kitabı da yayımlandı. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları etiketiyle okurla buluşan "Melahat & Eşref Üren Yan Yana" ile "Eren & Bedri Rahmi Eyüboğlu Yan Yana", yalnızca eserleri bir araya getirmiyor; mektuplardan fotoğraflara, şiirlerden eskizlere uzanan zengin bir arşiv üzerinden dört sanatçının hayatını ve üretimlerini de inceleme imkânı sunuyor.
Kitapları okuduktan ve sergiyi Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi Müdürü Ayşe Canan Atlığ eşliğinde gezdikten sonra, bende en çok iz bırakan isim Eren Eyüboğlu oldu. Özellikle portreleri… Güçlü figürleri, renk kullanımı ve resim diliyle neden Türk resim sanatının önemli isimlerinden biri olarak kabul edildiğini bir kez daha hatırlatıyor. Ama bu serginin ve kitapların asıl katkısı belki de Melahat Üren'e yeniden bakmayı sağlaması. Hayatı boyunca kişisel sergi açamamış, çoğu zaman Eşref Üren'in eşi olarak anılmış bir sanatçıdan söz ediyoruz. Oysa mektuplar, belgeler, şiirler ve resimler; sürekli üreten, yazan, çizen ve kendi sanat dilini kurmaya çalışan başka bir Melahat Üren portresi ortaya koyuyor.
Ayşe Canan Atlığ ile, serginin çıkış noktasını ve sanat tarihinin çoğu zaman ikinci planda bıraktığı kadın sanatçıları konuştuk.
Bir not düşelim: "Yan Yana" sergisi 12 Temmuz'da sona eriyor.
Sergiyi henüz görmediyseniz, kaçırmayın.
- Serginin son günleri ancak aylardır beklediğim kitaba sonunda kavuştum. :) Merak ediyorum, neden bu iki çift öne çıkarıldı?
Teşekkürler Ebru. İlk iki süreli sergimizi ağırlıklı olarak Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan yola çıkarak hazırlamıştık. Açılış sergimiz “İstanbul’un Resmi”, Prof. Dr. Gül İrepoğlu küratörlüğünde tamamen koleksiyondan seçilen eserlerden oluşuyordu. İkinci süreli sergimiz “Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler”de de eserlerin büyük bölümü yine koleksiyondandı. Üçüncü süreli sergide ise Melahat ve Eşref Üren çiftine odaklanmak istedik. Bunun önemli nedenlerinden biri, Eşref Üren’in 1973 yılında bankamıza yaptığı bağıştı. Eşref Bey, 30’u Melahat Üren’e, 35’i kendisine ait olmak üzere toplam 65 eseri bankaya armağan ediyor. Biz de bu bağışı onurlandırmak istedik.
- Peki “Yan Yana” fikri nasıl gelişti?
Geçtiğimiz yıl aynı zamanda Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun vefatının 50. yıl dönümüydü. Bedri Rahmi’yle ilgili de bir çalışma yapmak istiyorduk. Sonra şu fikir ortaya çıktı: Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu ile Melahat ve Eşref Üren’i aynı sergide “yan yana” getirmek nasıl olurdu? Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun torunu Rahmi Eyüboğlu’yla da görüştük. Bedri Rahmi, çok sayıda öğrenci yetiştirmiş bir isim. Ayrıca Eren Eyüboğlu, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Eşref Üren’in André Lhote atölyesiyle bir bağı da bulunuyor.
- Eren Eyüboğlu ile Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Paris’te bir atölyede tanışması, sanat hayatlarını nasıl etkiledi?
Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu, André Lhote Atölyesi’nde tanışıyor. Bedri Rahmi, Cemal Tollu’yu görmek için atölyeye gidiyor ama öğle saati olduğu için herkes dışarıda. Atölyede çalışan Eren Eyüboğlu (o dönemki adıyla Ernestine) kendisini içeri buyur ediyor. Bedri Rahmi atölyedeki resimlere bakarken çat pat Fransızca konuşuyorlar. Eren Hanım ona hangi eserleri beğendiğini soruyor, Bedri Rahmi de üç resmi gösteriyor. Gösterdiği üç resmin de Eren Eyüboğlu’na ait olduğu ortaya çıkıyor. Bence orada zaten ilk kıvılcım oluşuyor. Birbirlerinin resmine duydukları ilgiyle başlayan bir yakınlık var. Sonrasında da bildiğimiz büyük Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu hikâyesi başlıyor.
Ayşe Canan Atlığ (sağda) ve Ebru D. Dedeoğlu
- Kitapta mektuplar önemli bir yer tutuyor. Bu mektuplar, Eren ve Bedri Rahmi’nin ilişkisini anlamamıza nasıl katkı sağlıyor?
Eren ve Bedri Rahmi’nin oldukça komplike bir ilişkisi var. André Lhote Atölyesi’ndeki ilk karşılaşmalarında büyük bir çekim oluşuyor ama bu çekimin merkezinde resim var. İlişkilerinin temelinde de sanat yatıyor. Hatta birbirlerine şöyle bir söz verdikleri anlatılıyor: “İkimizden biri resim yapamazsa ayrılırız.” Birlikte üretmek, birbirlerinin resmine bakmak ve birbirlerini eleştirmek, ilişkilerinin en önemli taraflarından biri. Tabii hiçbir zaman bir karı kocanın arasında tam olarak ne yaşandığını bilemeyiz. Ama mektuplardan ve anlatılanlardan şunu anlıyoruz: İkisi de birbirlerinin sanatına hayran.
- Sanatsal anlamda birbirlerine destekleri nasıl?
Eren Eyüboğlu, Bedri Rahmi’yi kaybettikten sonra “Üçüncü gözümü kaybettim. Şimdi beni kim eleştirecek?” diyor. Bu cümle bile aralarındaki ilişkinin nasıl bir üretim ortaklığına dönüştüğünü gösteriyor.
- Mektuplara ve ilişki dinamiklerine........
