Savaşan üç tarafın da ortak üç yanı: demokratik erozyon, kibir, aşırı genişleme
İran bir süper gücün ordusunu küçük düşüren darbeler vuruyor.
ABD ve İsrail, haksız ve hukuksuz bir savaş başlattılar. Ve bu ilk de değil.
ABD’nin Irak’tan, Afganistan’dan hiç ders almadığı anlaşılıyor.
Geride kalan yıkımdan mağdur olanların arasında Türkiye de olduğu için Tahran’ın süpergüçler karşısındaki taktik başarıları kuşkusuz pek çok kişi sevindiriyor.
Taraflardan birine dair yapılan olumlu ya da olumsuz yorumlar, yorumu yapanın birini diğerine oranla desteklediği anlamına gelmez.
Benim tarafların mevcut durumundan çıkardığım en büyük ders, aslında üçünün de aynı üç faktörden etkilenmesi: demokratik geriye gidiş, kibir ve stratejik aşırı genişleme.
Üçüncü kavram, Paul Kennedy’nin “Büyük Güçlerin Yükselişi ve Düşüşü” kitabının uluslararası literatüre kazandırdığı bir kavram.
ABD’nin global politikalarındaki stratejik aşırı genişleme ve kibir boyutuna girmeye gerek yok. En ilgisiz insan bile bu konuda saatlerce konuşabilir.
Yeni olan, ABD’deki demokratik geriye gidiş.
ABD’de denge-denetleme mekanizmaları zayıfladı. Trump ve Savaş Bakanı'nı frenleyecek bir güç merkezi yok. Basın eskisi kadar güçlü değil. Demokratlar toparlanamadı, etkili bir muhalefet sergileyemiyor.
Savaş Bakanı Pete Hetsegth’in itiraz eden generalleri tasviye edip kendine yakın görüşte askerleri göreve getirmesi de otokrasilerden aşina olduğumuz meritokrasinin zayıflama sürecine işaret ediyor.
İsrail’de demokratik geriye gidiş
İsrail de benzer dertlerden muzdarip. Bir dönemler Türkiye ve İsrail, Orta Doğu’daki tek demokratik ülkeler olarak anılırdı. İsrail’de dinci milliyetçi radikal akımlar güçlendi, sağduyu sahibi demokrat kesimler güçten düştü. “Bu ülkede yaşamak istemiyorum” diyerek ülkeyi terk eden Netanyahu karşıtları, radikallerin sayıca daha da güçlenmesine neden oluyor. Sadece Filistinlilere uygulanacak ölüm cezası kararı alınmasının Meclis’te şampanya patlatarak kutlanmasını, fanatizmin yükseldiği yeni pik nokta kadar demokratik muhalefetin aczinin düştüğü yeni dip nokta olarak da okumak gerekir.
İsrail 7 Ekim’de kibrin de........
