Granada, Garcia Lorca ve doksan yıllık çözülememiş bir cinayet davası
İspanya’nın bayrağını yükseklerde dalgalandıran Federico Garcia Lorca, öldürülmesinden 90 yıl sonra hâlâ hiperrealist heykeli yapılan, tartışılan ve tartıştıran bir şair olmaya devam ediyor.
İç Savaşın başında milliyetçiler tarafından vurulan Lorca, hâlâ hikâyelerle besleniyor; ölümü karma gibi, döngüsel bir azap diye yazan da var, askerî komplo teorileri üreten de.
Granada tepelerinde kalıntı arama çalışmaları, Zapatero’nun sosyalist hükümeti tarafından Franco rejiminin kurbanları için çıkarılan “Tarihsel Bellek Yasası” kapsamında 2009 yılında başlamış. Sonraki on yıl boyunca buldozerler kepçe daldırıp durmuş ancak toprak ser vermiş, sır vermemiş.
Yani Lorca ile birlikte kurşuna dizilen diğer üç adam, anarşist boğa güreşçileri Juaquin Alcollas, Francisco Galadi ile sakat Cumhuriyetçi öğretmen Dioscoro Galindo’nun da izine rastlanmadı.
Gizli mezar kazıları sonuçsuz kaldıkça alternatif teoriler artmaya başladı. En yaygın teori Federico’nun babasının cesedi bulup isimsiz bir mezara gömdüğü. Peki nereye? Taraftar kitlesine göre değişiyor, bazıları memleketi Fuente Vaqueros’un eski mezarlığını işaret ederken diğerleri yakındaki kasabadaki yıkık şapeli, diğerleri Granada’nın eteklerinde bulunan ve şu anda müze olan Lorcaların yazlık evleri Huerta de San Vincente’nin bahçesini işaret ediyor.
Şairin yeğeni Laura Garcia Lorca şahsında aile bu tür tahminlere sıcak bakmıyor ve hoş karşılamıyor.
Ailenin aramaları onaylamaması şüpheciler için oldukça şüpheli görünüyor, ayrıca suikastın üzerinden 90 yıl, diktatörlüğün sona ermesinden 50 yıl geçmesine rağmen Lorcaların neden sessiz kaldığı anlaşılamıyor.
Aileye göre Federico’nun kalıntıları toplu mezarda yatıyor. Laura Garcia yakın zamanda “Bizim için kalıntılarının savaşın diğer kurbanlarıyla birlikte olması derin anlam taşıyor. O mezarda herkes eşit.” demiş.
Bence çok soylu ve doğru bir yaklaşım, malum şan şöhret, rütbe, para bu dünyaya ait, diğer dünyalarda işe yaramıyor.
Ancak Lorca davası “hayalet kalıntılarla” sınırlı değil, her 10 yılda bir, tutuklanmasının, kısa süreli gözaltına alınmasının gerçek nedenleri ve sorumluları hakkında günlük yayın organlarında, siyasi mercilerde tartışmalar........
