menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir kültür, bir dergi ve bir dönem üzerine: Fransız kültürü ve bana/bize kazandırdıkları

30 0
16.03.2026

Çocukluğumu da anlattığım Bir Ömürden Seçilmiş Tablolor adlı kitabımda (Remzi Kitabevi, 2019) bahsetmişimdir. İzmir’de doğdum ve orada büyüdüm. Ama ana-babam sonunda beni kültürün de başkenti olan İstanbul’a getirmeye karar verdiler. Benim daha sonra dünyaya gelen iki kız kardeşim de olmuştu. Hep çok sevegeldiğim Ayla ve Ayşe...Buna karşılık, annemin iki kız kardeşi (yani iki teyzem; Fethiye ve Huriye) o talihe erişememiş, ana-babalığın keyfine varamamıştı.

Bir zamanlar tüm aile ve bendeniz

Ve böylece ben daha ilk okulun son sınıflarında iken, o İstanbul göçü gerçekleşti. Dönem gereği, Fransız kültürü tüm kente, hatta tüm dünyaya egemendi. Böylece Galatasaray Lisesi’ne daha ilkokul üçüncü sınıftan başladım. Özel dersle ve bir özelliğim olan dilbilgisi kolaylığımla, bir sınav verdim. Sonra da elbette liseye geçtim: bugün hala Beyoğlu’ndaki yerinde olan Galatasaray Lisesi’ne... Böylece artık Fransız kültürü benim hayatıma egemen olan unsurlardan biri olmuştu. Belki sonrasında birçok alanda da kendini göstererek: özellikle Paris’i en sevdiğim ve en çok gidip geldiğim dünya kenti yaparak... Bu dili sonradan bir dönemde yaptığım tercüman-rehberlikte kullanarak... Elbette İngilizceyi de çok iyi öğrendim, İtalyancaya biraz yanaştım, hatta Almancayı da biraz denedim. Onda hiç başarılı olamadımsa da!..


Bir bayramda Galatasaray'lıar bir arada

Ve işte bir yaşam boyu dillerle olan ilişkim böylesine........

© T24