Hukukun “yabancılaşması”
Ülkemizde hukuk adına yapılan uygulamalar her geçen gün özellikle biz hukukçuları ve akademisyenleri şaşırtmaya devam ediyor.
Öyle bir noktaya geliyoruz ki artık bizim öğrencilere anlattığımız ve öğrettiğimiz hukuk ile yetkililerin uyguladığı hukuk birbirinden iyice uzaklaşıyor ve biri diğerini artık tanıyamaz hale geliyor.
Hukuk fakültelerinde öğretilen hukuk ile yetkililerin uyguladığı hukuk giderek birbirine iyice yabancılaşıyor.
Bu olgu hukuk teorisindeki “olan hukuk” ile “olması gereken hukuk” farkından çok başka yerlere gitmiş durumda.
Çünkü yetkililerin uyguladığı hukuk artık adına asgari seviyede bile “hukuk” denilebilecek özelliklerden artık iyice uzaklaşmış ve başka bir “şey”, “oluşum” ya da adı her neyse ama “hukuk” denilemeyecek bir hale gelmiş durumda.
İdare hukuku derslerinde idarecilerin hukuken “yok” hükmünde sayılan işlemlerine örnek olarak, bir idari makamın kanun çıkarması ya da bir kanunu değiştirmesi şeklinde işlem yapması örneği verilir.
Böyle bir yetki o kadar ağır ve absürt derecede bir fonksiyon gaspı içerir ki hukuken “yok” hükmünde sayılır.
Gerçi bu örneği verirken genelde biraz çekiniriz de.
Bir öğrenci çıkar da, “iyi de hocam, hangi idareci bu kadar ağır, bariz........
