menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan ve Mısır Ziyareti Üzerine

14 0
12.02.2026

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2026 yılı ilk resmi ziyaretini 3-4 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan ve Mısır’a gerçekleştirdi. Bölgede pek çok sıcak konunun gündemde olduğu, çatışmalar kontrol edilemediği takdirde ateşin bütün bölgeye yayılabileceği bir atmosferde yapılan bu ziyaretler dünyanın dikkatini üzerine topladı. Ziyaretlerin dikkatle izlenmesine yol açan bir diğer faktör, 17 Eylül 2025'te Pakistan-Suudi Arabistan arasında imzalanan nükleer kapsamlı askeri ittifaka Türkiye ve Mısır’ın da katılacağı tartışmalarının olduğu bir zamanda yapılmasıydı.

Ziyaretin en sıcak gündemi ABD’nin İran’da binlerce kişinin ölümüne yol açan sokak protestolarını kışkırtması ve İran’a yıkıcı bir savaş açma hazırlığı içinde olmasıydı, bölge liderleri müzakereler yoluyla savaşın önüne geçmeye çabalamaktaydı. Libya, Sudan, Somali ve Yemen’de yıllardır devam eden savaşların durdurulması ve bu ülkelerin parçalanmasının önüne geçilmesi, İsrail’in saldırganlığına son verilmesi, Gazze'nin yeniden inşası, ABD başkanı Donald Trump’ın projesi olan Barış Kurulu'nun atacağı adımlar, Kızıldeniz’in güvenliği, Doğu Akdeniz’de yeni bir enerji politiğinin oluşturulması, bu bölgede kurulmaya çalışılan İsrail-Yunanistan-GKRY paktına karşılık verilmesi, ziyaretlerde ele alınan diğer önemli başlıklardı.

Ülkeler Arasında Yaşanan Kırılganlık Dönemi

Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Mısır ile 2021 yılına kadar yaşadığı on yıllık kriz dönemi göz önüne alındığında, muazzam bir değişikliğin yaşanmakta olduğu görülmektedir. Gelinen noktanın öneminin anlaşılması ve varacağı hedefin öngörülmesi bakımından bu kriz dönemlerinin hatırlanmasında fayda vardır.

2011’de başlayan Arap Baharı’na Türkiye’nin sıcak bakıp Hamas ve Müslüman Kardeşler'e kucak açması, Suriye, Libya, Sudan ve Yemen’de başlayan iç savaşlara yaklaşım farklılıkları, Mısır’da seçilmiş Mursi hükümetinin 2013 Temmuz ayında askeri darbeyle devrilmesi, Haziran 2017’de diğer Körfez ülkelerinin(Suudi Arabistan, BAE, Mısır, Bahreyn) Türkiye’nin müttefiki Katar’a uyguladıkları 3,5 yıl süren ambargo, Suudi Arabistan’ın İstanbul başkonsolosluğunda Ekim 2018’de gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suud istihbaratçıları tarafından öldürülmesi, 2019’da Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamak ve önünü kesmek üzere BAE, Mısır, Yunanistan, GKRY, İsrail arasında kurulan ve Suudi Arabistan’ın da destek verdiği iddia edilen Doğu Akdeniz Gaz Forumu’nun kurulması, geçmişte yaşanan gerilimlerin öne çıkan sebepleriydi.

2020’den Sonra Bölgede Olumlu Yönde Değişmeye Başlayan İlişkiler

2020 yılından sonra sanki sihirli bir el devreye girerek Türkiye ve bölge ülkeleri arasındaki kırgınlıkları onarmaya başladı, devletlerarasında güvene dayalı mekanizmaların önünü açtı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz arasında 21 Kasım 2020'de gerçekleştirilen telefon görüşmesinden sonra iki ülke arasındaki ilişkiler düzelme yoluna girdi. 2021 yılı Ocak ayında Körfez ülkeleri ABD direktifi ile uygulamakta oldukları Katar ablukasını kaldırdılar ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyeleri arasında normalleşme süreci başladı.

Türkiye’nin Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti ile 27 Kasım 2019’da imzaladığı MEB anlaşmasıyla, Eastmed Boru Hattı'nın geçirilmesi planlanan deniz sınırlarını tamamen kontrol altına alması ve 2022 Ocak ayında ABD'nin EastMed'ten destek çekme kararı neticesinde Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de by pass etmeye yönelik proje çöktü. Bunun hemen öncesinde, projeye destek veren BAE ile yapılan uzlaşma sonucu 2021 Kasım ayında Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed’in Ankara ziyareti sağlanmıştı. Şubat 2022’de Cumhurbaşkanı Erdoğan beraberindeki geniş heyetle birlikte BAE’ye bir ziyaret gerçekleştirdi.

BAE ziyaretinin akabinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 28-29 Nisan 2022 tarihlerinde Suudi Arabistan lideri Kral Selman bin Abdülaziz’in daveti üzerine Suudi Arabistan’a iki günlük ziyarette bulunmasıyla iki ülke ilişkilerinde yeni bir sayfa açıldı. İki ay sonra, 21 Haziran 2022’de Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Ankara'ya resmi ziyarette bulundu. Yapılan açıklamada “ziyaret, iki ülke arasındaki mükemmel ilişkilerin derinliğini bünyesinde barındıran samimiyet ve kardeşlik ortamında gerçekleştirilmiştir" ifadesi, tarafların ilişkileri derinleştirme iradesinin ilanıydı.

Yeniden cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, Körfez ülkelerini ziyaret kapsamında 17 Temmuz 2023 günü Suudi Arabistan’a da bir ziyaret gerçekleştirdi. İki taraf, bölgesel ve uluslararası arenada her iki ülkeyi de ilgilendiren konularda görüş alışverişinde bulunarak, buna yönelik işbirliği ve ortak koordinasyonu güçlendirme, bölgede ve dünyada barış ve istikrarı tesis edecek tüm girişimlere desteklerini sürdürme; savunma ve askeri sanayi alanlarında işbirliği ve eş güdümü geliştirme ve bu alanlarda imzalanan anlaşmaları hayata geçirme kararlılıklarını teyid ettiler. Suudi Arabistan 2023 yılında Baykar ile yaptığı anlaşma kapsamında 3,1 milyar dolar değerinde 60 adet Akıncı TİHA satın aldı.

Mısır ve Türkiye arasında 2013’te başlayan soğukluğu ortadan kaldırmak için de Ankara, Mayıs 2021'de temaslara başladı. İki ülke cumhurbaşkanlarının 20 Kasım 2022'de Katar’da düzenlenen Dünya Kupası'nın açılış töreninde bir araya gelmesiyle ilişkiler ısınmaya başladı.

7 Ekim Aksa Tufanı Savruk İslam Dünyası’nı Kendine Getirdi

7 Ekim 2023 günü Hamas’a bağlı İzzetin el-Kasım Tugaylarının, Aksa Tufanı adı verilen bir saldırı ile, 2006’ dan bu yana acımasız bir abluka altında bulundurulan Gazze’den İsrail’e sızarak yüzlerce asker ve sivil İsrailliyi rehin alması, yüzlercesini öldürmesi İsrail’i şok etti. Hamas’ın radarlar, otomatik makineli tüfekler, termal kameralarla donatılmış “akıllı duvar”ı, kuş uçurmaz(!) İsrail istihbaratını kolayca geçmesi onlar için büyük bir itibar kaybına ve hezimete sebep oldu. Başbakan Netanyahu hükümeti bu ablukayı yarma harekatına bütün Gazze’yi baştan aşağı bombalayıp yıkarak, çoğu çocuk ve kadın on binlerce Filistinliyi soykırıma uğratarak cevap verdi.

Aksa Tufanından bir ay sonra, İsrail’in Filistinlilere yönelik soykırımını durdurmak, işgal altındaki tüm toprakları kurtarmak ve 4 Haziran 1967 sınırlarında bağımsız, egemen ve başkenti Kudüs-ü Şerif olan bir Filistin devletinin kurulmasını sağlamak ortak hedefiyle, 11 Kasım 2023 günü Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Üyesi........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü