İyi ki eski Türkiye’de yaşamışız!..
Bizim kuşağın ilk gençlik yılları televizyonsuz geçti.
Evlerimizin tek eğlencesi, kristal bardakların ve sadece misafir geldiğinde kullanılan porselen kahve takımlarının bulunduğu aynalı dolapların üzerindeki radyolardı.
Radyo efsanelerini dinleyerek büyüdük biz...
Orhan Boran, Tarık Gürcan, Altın Terim ve Doğan Soylu, Muvakkar Ekrem Talu ve Sulhi Garan, kanaviçe örtülü Aga marka lambalı radyomuzun evimize yayılan efsane sesleriydi. (Sonradan onlara Halit Kıvanç ağabeyim de katıldı.)
Hem hakem, hem de spor yorumcusu olan Sulhi Garan’ın pazar akşamları kadife gibi yumuşak sesiyle sunduğu “Spor ve Müzik” programını mahalledeki bütün arkadaşlar, adeta iple çekerdik.
Tarık Gürcan’ın şiir okuduğu programlarla, Fehmi Ege Orkestrası eşliğinde Türkçe tangolar okuyan Şecaattin Tanyerli’yi de...
Sulhi Garan haftanın spor panoramasını aktardığı yayına, gelmiş geçmiş en usta trompetçilerden biri olan Eddie Calvert’in “Cherry Pink And Apple Blossom White-Kirazın Pembe ve Elmanın Beyaz Çiçekleri” parçasıyla başlar, bir saatlik sürenin nasıl geçtiğini anlayamadan veda ederdi.
★★★
Üniversiteye giderken taşındığımız Samatya, farklı dinlere mensup insanların bir arada dostça, hatta kardeşçe yaşamayı başardıkları şenlikli bir semtti. Bu nedenle Aydın Boysan gibi yaşamlarının önemli bölümünü bu rengarenk semtte geçiren büyüklerimiz Samatya’ya “Küçük Paris” derlerdi.
Bana göre; semt tarihinin en çok üzerinde durulması ve hiç unutulmaması gereken isimlerinden biri kundura tamircisi Takvor Usta idi.
İşindeki becerisinin yanı sıra, tamir ettirdiği ayakkabılarını almaya gelenlere fiyat söylemek yerine “Ne parası, istediğin kadar ver” diyen alçakgönüllü tavırlarıyla herkesin sevip saydığı bir isim olmuştu.
Öğlenleri mutlaka işine ara verir pikabına koyduğu 45’lik plaklardan klasik müzikler dinleyerek uyurdu. Albümü de çok zengindi.
Ayrıca mükemmel trompet çalardı.
Çalmakla da yetinmez, hevesli ve yetenekli semt çocuklarına bedava trompet kursları verirdi.
Güneşin denizin üzerine devrildiği akşamın ilk saatlerinde Sirkeci yönünden gelip Kocamustapaşa (Samatya) İstasyonu’nda duran banliyö trenlerinin getirdiği yolcular telaşla evlerinin yolunu tutarlarken, Takvor Usta, dükkanını........© Sözcü
