Aş Ekrem’i! Aş Mansur’u! Aş Özgür’ü! Aş Kemal’i!
Filozof Karl Marks, “Yıkılmayacak iktidar yoktur, kötü muhalefet vardır” demişti. Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı Mustafa Kemal de; “Yarılmayacak, geçilmeyecek, çökertilip denize dökülmeyecek cephe yoktur, kötü strateji yapmak vardır” anlamına gelecek öğütler vermişti.
★★★
Halk, derin, yapışkan, yoksullaştırıcı ekonomik kriz ile ülkenin üzerine çökmüş rüşvet, yozlaşma, ahlaksızlık, devleti soyan yeni zengin sınıf yaratmaya ve padişahlık benzeri diktatörleşmeye son versin diye “CHP’yi iktidarı yıkacak tek güçlü muhalefet olarak gördüğünü ve daha da güçlendirmek istediğini” son seçimde sandıkta ilan etmişti.
Fakat bu nedir?
Ekrem diyenler.
Mansur arkalayanlar.
★★★
Mansur Yavaş, ön seçimden çekildi. Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel sarmaş dolaş yola koyuldu!
Halkın hafızası unutmaz!
Gitti Altılı Masa.
Geldi İkili Masa.
Altılı Masa günleri de böyleydi; kişi öne geçirmek, aday belirlemek için toplanıp, toplanıp dağılmalar. Sonra, hiç beklenmedik anda masaya kafa atıp savrulmalar. Sonu Tayyip Erdoğan’ın yeniden yüzde 51’i bulup seçilmesiyle bitti; “yıkılmayacak iktidar yoktur, iktidar koltuğu için altılı masa kurma kötü strateji vardır” sözü doğru çıktı.
★★★
İktidarın Ekrem İmamoğlu’nu hapse atması ihtimaline karşı koruma kalkanı olsun diye “erkenden Cumhurbaşkanı adayı ilan etmek” stratejisi Mansur Yavaş’tan geri döndü. Altılı Masa’ da........
© Sözcü
