Afganistan olduk!
Çok bilinen ve ilk akla gelen örnektir. Mevlana’ya sormuşlar: O kadar okur, o kadar yazarsın. Peki ne bilirsin? Mevlana şu cevabı vermiş:
Haddimi bilirim.
★★★
23 yıl önce:
Mevlana’dan şiirler okuyarak ve “haddimi bileceğim” sözü verip seçilerek geldi, tam tersini yaptı. Ordu, polis, mahkemeler, savcılar, yargıçlar, meclis, parti, medya, devletin bütün kuvvetlerini, diyanetin, valililerin, kaymakamların, iktidar güdümlü memur, işçi sendikalarının, yandaş esnaf, tüccar, işveren örgütlerinin, küçük hesapçı ve çıkarcı sanayi ve ticaret odalarının gücünü tek elinde topladı ve o kadar güç sahibi oldu ki; “had bildirmeyi” en doğal hakkı saydı.
★★★
TÜSİAD Başkanı Orhan Turan ile Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras, “sistem çöktü” dediler diye parti başkanı Cumhurbaşkanı tarafından, parti toplantısında “hadlerini aştılar” azarı ile azarlandılar. Başsavcılık, zaten harekete geçmişti ve iki işadamı gece yarılarında iki yanında iki polis adliye koridorunda yürütülüp bütün halk görsün diye TV ekranlarından “Türkiye tipi Afganistan modeli manzarası” yayımlanır, seyrettirilir oldu.
★★★
Bu iki işadamından biri Orhan Turhan, yargıca şunları söyledi: “Yurt dışı ile ilgili yoğun ihracat yapmaktayım, şirketim yalıtım sektöründedir. 80’e yakın ülkeye ihracat yapmaktayız. Yoğun yurt dışı........
© Sözcü
