Ahbap-çavuş çarkı bir gün mutlaka sıkışır
Dünya Kupası'nda finalin adı belli oldu: İspanya-Arjantin.
Futboluyla da duruşuyla da şampiyonluğu en çok hak eden takım bana göre İspanya.
19 Temmuz'da oynanacak finalde favorim de İspanya.
Umarım kupayı kaldırırlar.
Ama benim asıl meselem kupanın kime gideceğinden çok, futbolun bugün nasıl yönetildiği.
Gelelim asıl meseleye...
Yeşil sahaların o pırıltılı, adil ve öngörülemez doğası, kapalı kapılar ardında örülen küresel "kollama" ağlarıyla her geçen gün biraz daha yozlaştı.
Milyonların sevgilisi olan futbol; liyakat, adalet ve saf rekabet yerine artık devasa bir tiyatro sahnesine dönüştü.
Katar Dünya Kupası, birçok futbolseverin gözünde Lionel Messi'nin kariyerini taçlandıracak bir senaryonun adım adım yazıldığı turnuva olarak hafızalara kazındı.
2026 Dünya Kupası ise daha final oynanmadan tartışmaların gölgesinde kaldı.
Gianni Infantino başkanlığındaki FIFA, ABD’li futbolcunun kırmızı kartını telefon trafiğinin ardından erteleyerek "ahbap" hukukunun çürümüşlüğüyle gelecek hep aklımıza.
Sahada sadece futbolcular değil; hakemler, disiplin kurulları, yayıncılar ve organizasyonun dili bile görünmez iplerle hareket eden kuklalara dönüştü.
Tribünlerdeki milyonlarca taraftar, ekranları başındaki milyarlarca insan bu kapalı devre elitist ortaklığın sadece birer figüranı haline getirildi.
Çünkü bugün futbol artık yalnızca futbol değil.
Milyarlarca dolarlık yayın gelirleri, küresel sponsorluk anlaşmaları, bahis ekonomisi, reklam pastası ve siyasi nüfuz mücadelesi; yeşil sahaların çok önüne geçmiş durumda.
Böyle bir düzende........
