Suriye çukurunda boğulmak
Sevgili okurlarım, Suriye’de olup bitenler bizim medyada Türkiye’de olanlardan daha fazla yer buluyor.
Tuhaf bir durumdur!
Gözlerimizi kapatıp Suriye pisliğine balıklama daldık. Ne uğruna?
Bu sorunun yanıtını bilen yok.
Birileri devrildi, başka birileri yönetime el koydu.
Şimdi Türkiye’de çok komik bir anlayış yeniden hortlatılmak isteniyor:
“Suriye bizim Osmanlı’nın vilayeti idi. Dolayısıyla Suriye’de hakkımız ve hukukumuz vardır.”
İyi de kardeşim, artık Osmanlı mı kaldı bu dünyada!
★★★
Bu komşu ülke neresinden baksanız dökülüyor...
Bizim paraların Suriye’ye hortumlanma süreci başladı bile. Kaynaklarımızı oluk oluk oraya aktarılıyor.
İş başında bir ‘Darbeci’ var.
Bizim Recep Tayyip ekibine bakarsanız, onlar darbecilerle asla muhatap olmaz. Anımsayın, darbeci olduğuna uzun yıllar boyunca inandıkları Mısır Devlet Başkanı Sisi’nin yüzüne bu nedenle bakmadılar...
Ve Sisi’yi, Mısır gibi çok önemli bir ülkeyi ABD-İsrail-Yunanistan-Kıbrıs Rum Kesimi dörtlüsünün kucağına ittiler.
Şimdi iş işten geçti, pişman oldular, Sisi’ye yeniden dostluk eli uzatıyorlar ama iş işten geçti.
★★★
İş başında Ahmet Şara isimli bir İslamcı terörist!..
Suriye cumhurbaşkanı.
Herif darbeden sonra dünyanın karşısına uzun sakalı, takkesi ve cüppesiyle çıkmıştı.
Sonra anladı ki bu kıyafetiyle zarar görecek, önce sakalını kısalttı, sonra cüppesinden ve takkesinden vazgeçti...
Ve bir baktık ki herif bu kez takım........
© Sözcü
