İşte gerçek Müslüman, kahraman Fahrettin Paşa
Sevgili okurlarım bugün geçmişten, yakın tarihimizden çok çarpıcı bir olayı sizlere bir kez daha, önümüzdeki şu Şeker Bayramı günleri vesilesiyle anımsatmak istiyorum...
Çünkü geçmişte aynen yazılmış olsa bile her yazı bir süre sonra unutulmaya mahkûmdur!
Fahrettin (Türkkan) Paşa gibi gerçek kahramanlar Türkiye’nin onur anıtıdır. Onların herkes tarafından bilinmesi ve asla unutulmaması gerekir.
Yıl 1918. Birinci Dünya Savaşı’nı kaybetmek üzereyiz. Suriye, Irak, Filistin ve Arabistan cephelerindeki ordularımız İngilizler karşısında çökmek üzere.
İngilizler, Arapları çil çil altınlarla satın almış.
Bugünkü Suudi Arabistan, Katar gibi ülkelerin atası olan Araplar Türk Ordusu’nu, Mehmetçiği, yani dindaşlarını arkadan kalleşçe vuruyor.
Bütün cephelerde savaş boyunca on binlerce şehit veren Türk Ordusu yeniliyor, Birinci Dünya Savaşı’nı kaybediyoruz.
30 Ekim 1918... Mondros teslim anlaşması imzalanıyor.
Anlaşma uyarınca silah bırakıyoruz, ordularımız bütün cephelerde teslim oluyor.
Ancak Medine’nin durumu çok özel...
Peygamberimizin Ravza-i Mutahhara adıyla bilinen mezarı, kutsal Medine kentinde.
Komutanlığını Fahrettin Paşa’nın yaptığı Medine garnizonu, aylardan beri Araplar ve onlara destek veren İngilizlerin korkunç kuşatması altında.
Açlık, susuzluk, silahsızlık, her şey felaket.
Çaresiz kalan Fahrettin Paşa, askerlerine bir tavsiyede bulunuyor:
‘‘Evlatlarım, çekirgeleri ateşte kızartıp yiyin. Ben de yiyorum ve çok güzel oluyor!’’
Fahrettin (Türkkan) Paşa
Fahrettin (Türkkan) Paşa
Kuşatmada çaresiz kalan Fahrettin Paşa, Arap ihanetini ve olacakları önceden görüyor, Medine’nin elden çıkacağını anlıyor...
Ve Peygamberimizin mezarına Osmanlı padişahları tarafından uzun yıllar boyunca armağan edilen bütün değerli eşyaları, o görkemli hazineyi son trenlerden birine bir muhafız kıtası eşliğinde yükleyip İstanbul’a gönderiyor.
İşte küçük bir örnek:
Hazreti Osman’ın ceylan derisine el yazmalı Kuran’ı, üzerinde pırlanta ve incilerle Peygamberimizin adı yazılı levhalar, pırlantalı, incili ve amberli tespihler, Kevkebi Dürri adlı 4 parça büyük elmas, her biri 50 kiloluk altın şamdanlar ve daha niceleri...
Medine, demiryolunun son durağı. Demiryolu ise cephelerdeki ordumuzun........
