menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küçük hesap

202 1
22.01.2026

İstanbul’da “Prens Adaları” diye bilinen dünya güzeli dört ada vardır. Bunların en ünlüsü Büyükada’dır. Büyükada’da vapurdan inip sola saptığımızda, karşınıza deniz kıyısı boyunca uzanan geniş bir “kordon/yol” çıkardı. Yolun sağında da balık lokantaları vardı. Bu lokantaların sahipleri, bundan 13-14 yıl önce, Belediye’nin açık veya kapalı rızasıyla, üzerinde hiçbir şekilde bina yapılamayacak bu “yolu” denize sıfır çizgisine kadar işgal ederek kapalı alanlar inşa etti. Neticede “yol” ortadan kalktı. Haberlere göre, geçen haftalarda bu kapalı mekanlar yıktırılmış. Pek tabii lokanta sahipleri mağdur olmuş. Kaçak mekanlarda “rakı-balık” keyfi yapanlar da üzülmüştür. Hatta “Madem kaçaktı, niçin yapımına izin verildi? İzni veren belediye, lokanta sahiplerinin zararını karşılamalıdır” diyenler bile çıkabilir. Aynı günlerde İstanbul’un en havalı semti Bebek’teki yalı otel ve lokanta sahiplerinin deniz üstüne inşa ettikleri verandalar da yıkıldı. Devletimizin “hukuk ve iktisat” ve halkımızın “değerler manzumesini” izleyen biri olarak kanaatimi söyleyeyim. Sular durulduktan sonra; yıkılanlar, yeniden hatta fazlasıyla yapılacaktır. Mal sahipleri şöyle demiştir: “Tamam yıkın; ama ilk........

© Sözcü