menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gücün Yanında mı, Doğrunun Safında mı?

16 0
23.03.2026

Son yıllarda dilimize pelesenk olmuş bir ifade var: “Gücün yanında olmak.” Kimi zaman masum bir tercih gibi sunuluyor, kimi zaman da “gerçekçilik” adı altında meşrulaştırılıyor. Oysa bu ifade, basit bir yönelimden çok daha fazlasını anlatır; bir toplumun ahlaki omurgasının ne kadar sağlam ya da ne kadar eğilip bükülebilir olduğunu göstergesidir bu deyim.

Peki nedir gücün yanında olmak?

En açık haliyle, haklıdan değil güçlüden yana saf tutmaktır. Gücün kimde olduğuna bakarak pozisyon almak, ilkeyi değil sonucu, adaleti değil kazananı esas almaktır. Buradaki “güç”; iktidardır, paradır, nüfuzdur, çoğunluktur. “Yanında olmak” ise bu güce itiraz etmemek, onu sorgulamamak, hatta çoğu zaman onunla birlikte hareket etmektir.

Bugün yaşadığımız sorunların önemli bir kısmı tam da bu zihniyetten besleniyor. Çünkü gücün yanında olmayı bir alışkanlık haline getiren toplumlarda, doğru ile yanlış arasındaki çizgi giderek silikleşir. İnsanlar neyin doğru olduğuna değil, kimin güçlü olduğuna bakmaya başlar. Ve işte o noktada, adalet yalnızca bir söylem, vicdan ise bir süs haline gelir.

Daha da çarpıcı olanı şudur: Bu durum artık istisna değil, neredeyse kural haline gelmiştir. Dün yüksek sesle eleştirilenler, bugün alkışlanabiliyor. Dün “yanlış” denilenler,........

© Sonsöz