menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ŞEHİRLER YIKILDI, ÇARESİZLİK AYAKTA

2 1
06.02.2026

“Unutmak, yapılan hataları tekrar etmeye verilen izindir.”
George Santayana

Deprem sadece toprağı sarsmadı.
İnsanın inandığı her zemini çekip aldı altından.

O güne kadar “ev” dediğimiz şey; dört duvar, bir tapu, biraz eşya sanılıyordu.
04.17’de anladık ki ev dediğin, üstüne kapanmayan bir tavanmış.
Boyası parlak, perdesi yeni binalar bir anda soruya dönüştü.

“Bu beton bizi tutar mı?”

O saniyeden sonra hiçbir şey eski anlamında kalmadı.
Güven kelimesi bile.

Güneş bir daha aynı doğmadı.
Doğdu belki ama ısıtmadı.
Ay, geceleri yine yükseldi ama karanlığı aydınlatmadı; çünkü karanlık artık gökyüzünde değil, insanın içindeydi.
Suyun tadı değişti.
Aynı musluktan aktı ama boğazdan geçerken acı bıraktı.
Çay aynı demlemdi, ekmek aynı fırındandı
ama lokmalar boğazda düğümlendi.
Hayat devam ediyor dediler.
Ama kimse kimin hayatından bahsettiğini söylemedi.

Bir baba vardı.
Enkazın altında, karanlıkta, tozun ve sessizliğin içinde.
Yanında kızı… ya da o öyle sanıyordu.
Sadece bir el bulabildi. Küçük, soğuyan bir el.
Saatlerce tuttu.
Konuştu, masal anlattı, “Buradayım.” dedi.
Kurtarıldığında fark etti ki, tuttuğu el kızına ait değildi; ama o el, hala dünyanın tüm iyiliğini taşıyordu.
Kızını ilk saniyelerde kaybetmişti.
Ama o el…
O el, insanlığın son bağlarından biriydi belki de.
Çünkü o baba o eli bırakmadı.
Biz de orada şunu öğrendik…
Şehirler yıkılır…
Her şey yerle........

© Sonsöz