Dünya Türk Dili Ailesi Günü
Dil; toplumu millet yapan, o toplumdaki kişilerin birbiri ile iletişim halinde olabilmesini sağlayan ve onları kaynaştıran, en büyük araçtır. Ülkeyi oluşturan değerler: Toprak, millet, bayrak, marş, tarih ve dildir. Türkçe çok köklü bir dil olup; Danimarkalı dil bilimci Thomsen, 1893 yılında Türkçenin köklü tarihine ışık tutan “Orhun Yazıtları”nı çözerek tüm dünyaya 15 Aralık’ta duyurmuştur. Türkçemizin, UNESCO’nun 3 Kasım 2025 tarihinde düzenlenen 43. Genel Konferansı’nda alınan kararla 15 Aralık’ın resmen “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” olarak ilan edilmesi de; bu köklü dilimizin anlam ve önemini bir kez daha göstermektedir!
Gelişmiş ülkelere bakınca gördüğüm ilk şey; İngilizce en çok kullanıldığı söylenmesine karşın; aslında dünya genelinde en çok konuşulan 2. ana dil ve bu dilin başlangıcı 5. yüzyıla dayanır. İspanyolların en geniş koloni grubu olmasından dolayı, aslında dünya genelinde en çok konuşulan dil olan İspanyolcanın tarihi de 5. yüzyıla dayanır. Dünyada en çok kullanılan ve bilinen 2 lisandan bahsettim. Dikkatinizi çekerim; bu tarihler dilin ilk kullanılmaya başlandığı dönemi gösteriyor, resmi dil oldukları zaman değil! Zaten İngiltere’nin ilk kuruluş tarihi 1260, bizim Türkçeyi resmi dilimiz olarak kabul ettiğimiz dönem ise 1277... Bir de Türkçenin tarihine bakalım...
Biraz daha geri gidelim. Eski Türk hikayeleri Yaratılış Destanı, Saka Destanları, Hun-Oğuz Destanları, Göktürk Destanı, Siyengi Destanı, Uygur Destanları Türkleri anlatır…. Bakın bu dönemde hâlâ Avrupa’daki birçok ulus yok! Dil derseniz; daha ulus yok ki; dil olsun! Amerika, Avustralya zaten keşfedilmedi bile! Zaten ATATÜRK, ‘Bundan 250 yıl geriye giderseniz AMERİKALI bulamazsınız. 900 yıl geriye giderseniz Rus, 1200 yıl geriye giderseniz İngiliz, 1700 yıl geriye giderseniz Fransız ve Alman bulamazsınız. Ama insanlık tarihinde ne kadar geriye giderseniz Türke rastlarsınız.’ der. Bu kadar tarihle orantılı olarak; bu kadar kadim bir dil getirir. Bunu bakanlar değil; görenler fark eder, UNECO misali…
Türk edebiyatının en eski eserleri olan Göktürk abidelerinden, 732’de Bilge Kağan tarafından Kültigin adına, diğeri Bilge Kağan’ın ölümü ile 735’de oğlu Kül Tiğin tarafından ve 720-725 arasında Tonyukuk ise kendisi hayatta iken, kendi adına dikilen anıtların, Türkçe abideleri olduğunu, akademik kaynaklardan görüyoruz… 1075 yılında yayınlanan Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lugatı Türk bizim en eski lugatımızdır. XII.-XIV yüzyıllar arasında, Dede Korkut Hikayelerine rastlıyoruz ama tüm bunlardan daha ilginç olan konuya yoğunlaşalım!
Türkçenin yazılı olmayan bu dönemlerini de dikkate alarak tarihi gelişim dönemlerini şu şekilde göstermiştir: 1. Ana Altay Dil Birliği Dönemi (Tarihi bilinmiyor) 2. Ön........
