KENDİ IŞIĞINA GÜVENEN, BAŞKASININ PARLAMASINDAN RAHATSIZ OLMAZ
Daha önceki bir yazımda yorumları sıklıkla okumayı sevdiğimi söylemiştim. Beşeri iklimleri izlemeyi sevdiğimden olacak, bu alışkanlığım her iletide söz konusu oluyor. Sosyal medyada karşıma çıkan videolarda veya görsellerde yorumları okumadan edemiyorum. Hani kimi eski, güzel insanların sabah rutini çay veya kahveyle birlikte ilk önce gazeteleri okumaktır ya, işte benimki de mutlaka hemen parmağımı aşağıya kaydırarak neler yazıldığını görmek. Ancak itiraf etmeliyim ki, özellikle son yıllarda çok bariz görünen bir rahatsız edici durum beni fazlasıyla endişelendiriyor.
Özellikle dikkat ettim ki; mutluluk, sevgi, saygı, aşk gibi içinde güzel duygular barındıran videolara gelen yorumlarda inanılmaz bir linç etme eylemi var. Örneğin, masum ve mütevazi bir kız isteme merasiminde, alışılmış dışında ufak görünümlü bir çifte söylenilmeyen yorum bırakılmıyor. “Siz sakın çocuk yapmayın”, “Sakın üremeyin”, “Sizden bir tane daha olmasın” vs. Veya Afrika’da yaşamayı seçmiş,........
