Şehrin Hafızası İnsanların İzleri Bulunduğumuz bir şehri anlamak için haritaya bakmak yetmez. Haritalar yolları gösteri
Bulunduğumuz bir şehri anlamak için haritaya bakmak yetmez. Haritalar yolları gösterir, ama o yolların kimleri taşıdığını, hangi hikâyeleri biriktirdiğini söylemez. Oysa şehir dediğimiz şey, biraz da yürüdüğümüz kaldırımlara sinen ayak izlerinden ibarettir.
Ençok takıldığım şeylerden biriside şudur ki Sabah erken saatlerde mahalleden geçerken, henüz açılmamış kepenklerin önünde bir sessizlik olur. O sessizlikte bile bir hareket gizlidir aslında; dünün telaşı, bugünün hazırlığı, yarının belirsizliği… Aynı sokak, öğle vakti bambaşka bir kimliğe bürünür. İnsan sesleri, araba kornaları, bir yerden taşan müzik… Şehir, gün içinde defalarca kılık değiştirir.
Mekân dediğimiz şey de bundan bağımsız değildir. Bir kahvehaneyi kahvehane yapan sadece içindeki sandalyeler ya da duvardaki saat değildir. Orada edilen sohbetler, oynanan oyunlar, paylaşılan dertlerdir. Aynı........
