Bu yol nereye? Demokratikleşmeye mi?
TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilerek Meclis Genel Kurul’una havale edilen özgün adıyla “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” çerçeve yasa teklifi konusunda amaç, içerik, kapsam ve yöntem konusunda birçok ayrıntılı gerçekçi eleştirel yazı yayımlandı ve kuşkusuz daha çok tartışılacak, eleştirilecektir. Dile getirilen, yazıya dökülen değerlendirmelerin tekrarından kaçınmaya çalışmakla birlikte, yazı başlığına net yanıt vermek doğrultusunda ister istemez bazı tekrarlara düşmekten kurtulmak olanaksız gözüküyor. Hızla yasalaşması ve yürürlüğe girmesi beklenen düzenlemenin (büyük olasılıkla bu yazı yayımlandığında teklif yasalaşacak) toplumda, siyasette ve ülkenin geleceğinde derin izler bırakması kaçınılmaz gözüküyor.
Neden mi? Temel sorun özellikle demokrasi, demokratikleşme kavramlarında yabancılaştırma ve Cumhuriyet tarihi ve geçmişteki kazanımların tasfiye sürecine sokulma girişimidir. Kısaca gözden geçirelim.
Yasayı (teklifi) hazırlayanlar ve sözcüleri bir çerçevenin çizildiğini ardından yeni düzenlemelerin geleceğini belirtiyor. Zaten yürütülen müzakerelerde Öcalan’ın etkin role sahip olduğu, katkıda bulunmanın ötesinde onayı alındıktan sonra yasa taslağının nihai şeklini aldığı görülüyor. Çizilen çerçevede ulaşılacak nihai hedefi ve atılacak yeni adımları bizzat Öcalan dile getiriyor:
…Demokratik cumhuriyetin önünde sonuna kadar kapı aralanmaktadır. Bin kilometrelik yol bir adımla başlar. Bu yasa ile tarihsel bir sorunu çözmek için yola çıkıyoruz. En az Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız. Cumhuriyet'in kuruluş sürecinde nasıl büyük bir emek ve fedakârlık ortaya konulduysa şimdi de demokratik cumhuriyet için aynı ciddiyetle çalışmak gerekiyor.
…Demokratik cumhuriyetin önünde sonuna kadar kapı aralanmaktadır. Bin kilometrelik yol bir adımla başlar. Bu yasa ile tarihsel bir sorunu çözmek için yola çıkıyoruz. En az Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız. Cumhuriyet'in kuruluş sürecinde nasıl büyük bir emek ve fedakârlık ortaya konulduysa şimdi de demokratik cumhuriyet için aynı ciddiyetle çalışmak gerekiyor.
Hemen........
