CHP’siz barikat teorisi
AKP’yi durdurmak için CHP’yle bir barikat kurma girişimi daha hayal kırıklığı ile sonuçlandı. AKP hep yaptığı gibi CHP’yi kolayca dağıttı. En azından, şimdilik, bu amacına ulaştığını sanıyor. Dönüp kendi tarihine bakmayı akıl edemiyor. Dağılmış bir CHP’nin kendisi için bütünlüğünü koruyan bir CHP’den daha tehlikeli olduğunu göremiyor.
Kurtuluş için AKP’den önce CHP’den kurtulmak gerektiğini göremeyen barikatçılar da bir kez daha dağılan CHP’den arta kalanlarla son bir barikat daha kurmayı deniyor. CHP’den dışlanan yağmacıları, kışkırtıcıları, satıcıları, işbilir tüccarları barikatın önüne diziyor, arkasında hizalanmaya çalışıyor.
Oysa o barikat büyüsünü çoktan yitirdi. Halk çekildi, barikatın arkasında sadece siyaset tüccarları kaldı. Sermaye tereddütsüz iktidar partisinin yanında, CHP’deki adamını sattı, CHP’lileri derdest eden savcıları-polisleri selamlıyor.
Nasıl oldu bu? 250 yıllık direniş tarihimizin dersi; barikat ancak arkasında halk varsa barikattır.
Bir ders daha, barikatın ömrü halkın örgütlülüğü kadardır. Örgütsüz halkla kurulan barikatlar çabuk dağılır.
General Engels, “Fransa’da Sınıf Mücadeleleri”nin önsözünde bunu şöyle özetliyor: “Baskınların, bilinçsiz yığınların başındaki bilinçli azınlıkların gerçekleştirdiği devrimlerin dönemi kapandı…” Demek ki artık yeni bir devrim için çoğunluğun hareketine ihtiyaç var. Ama yığınların yapılması gerekeni anlaması ve harekete geçmesi için de uzun, ısrarlı bir çalışma gerekiyor. CHP’de olmayanlar bunlardır. Yığınları yönlendirebilecek bilinçli bir azınlığı yoktur ve yığınları harekete geçirecek uzun, ısrarlı bir çalışmaya takati kalmamıştır.
Sınıf Mücadeleleri ile başladık madem Brumaire’in 18’i ile devam edelim; “Hegel, bir yerde, dünya tarihindeki tüm büyük olguların ve kişilerin, bir anlamda, iki kez ortaya çıktığını söyler. Şunu eklemeyi unutmuş: birinde trajedi, ikincisinde komedi olarak. Danton için Caussidiere, Nobespierre için Louis Blanc… amca için yeğen.” Benzer bir karikatür ile karşı karşıyayız şimdi. Necmettin Erbakan için Kemal Kılıçdaroğlu, Abdullah Gül için Özgür Özel, Tayyip Erdoğan için Ekrem İmamoğlu… 28 Şubat için Butlan operasyonu. İlkinden Yenilikçi Hareket doğmuştu, ikincisi bir Yeni Parti doğurmuştur. Birinciler milli görüş gömleğini çıkararak yola koyulmuştu, ikinciler laikliği cami avlusuna terk ederek yola çıkıyor. Birinciler Erbakan’dan kurtuldular ve daha Erbakancı bir çizgi tutturdular. İkinciler Kılıçdar’dan kurtulup daha Kılıçdarcı bir yol tutturacaklar. Birincisi trajedidir, şimdi komedi faslındayız.
Bir başlangıcı var. 12 Eylül 1980’de yıkılan cumhuriyetin yerine kurulan dinci milliyetçi yeni rejim ayaklarının altındaki toprağın kaymakta olduğunu hissediyordu. Necmettin Erbakan’ın Refah Partisi rejimin efendilerinin tahmin ettiğinden daha hızlı büyümüştü. Bu hızlı yükselişi durdurmak, olmazsa yavaşlatmak gerekiyordu. Harekete geçtiler. Şimdi o........
