menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Moskova ile ilişkilerde sonbahar

27 0
17.08.2026

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş uzayıp gidiyor. Sadece Ukrayna halkı değil, Rusya halkı da savaştan giderek daha çok zarar görüyor. Karadaki cephe hattı kilitlenmiş gibi. Tahminimin aksine bahar ve yaz geniş çaplı taarruzlara sahne olmadı. Ukrayna’nın cepheye sürecek ilave askeri kalmadı. Zelenski yönetiminin adamları sokaklarda askere alınacak insan avında. Savaştan kaçmak için ülkelerini terk edip Avrupa’ya sığınan Ukraynalılara da “dönün ve ölün” baskısı yapılıyor. Rusya ise 16 milyon kilometrekareyi savunmak zorunda olduğundan yüksek kayıpların yaşandığı bu cepheye daha fazla asker yığmaktan kaçınıyor.

Buna karşılık Ukrayna ve Rusya kentlerine her gece havadan ölüm yağıyor. Savaşı Rusya halkına da hissettirmeyi amaçlayan  NATO planı işliyor. Uralların batısında her kent hedef alınabiliyor.

Geçen yılın sonundan beri Karadeniz de savaşın ateşiyle iyice kararmış durumda. Savaşın tarafları karşılıklı sivil gemileri ve limanları vuruyorlar. Türk sahipli veya Türkiye bağlantılı gemiler sürekli topun ağzında. Ülkemizden ve başka halklardan deniz emekçilerinin kayıpları artıyor.

Türkiye’yi yöneten Akepe-Mehape rejiminin savaşın başındaki ihtiyatlı tavrı da giderek artık dönüşüyor. Türkiye sermaye düzeni Kuzey’de ve Güney’de yaşanan gelişmelerde, büyüyen kavgada, tırmanan boğazlaşmada tarafını seçmiş görünüyor.

ABD ve İsrail’in İran halkına açtığı savaşta Körfez rejimleri üzerinden bin yıllık komşuya düşmanca tavır alan rejim şimdi bir başka kıdemli komşusu olan Rusya’yla da mesafesini açıyor.

Bununla ilgili son öğrendiklerimiz çok çarpıcı. soL Haber Portalı’nın haberine göre, Akepe iktidarı kendi envanterindeki ABD menşeli balistik füzeler, roketatar sistemleri ve misket bombalarının Ukrayna’ya satışı için onay istedi.

Bu noktada parasını verip aldığımız silahları başkasına satmak için neden izin istiyoruz diye sorabilecekler için belki yüzüncü kez bir anımsatma yapmak gerek zira bu temel meseleyi bilmeden medyada jeopolitik yorum yapan bir sürü eli sopalı “uzman”ın oksijen tükettiği bir ülkeyiz.

Silah satış sözleşmelerinin neredeyse tamamında “End User Certificate (EUC)” denilen bir kavram kullanılır. Son kullanıcı belgesi diye çevirebileceğimiz bu kavram satın alınan silahın kullanım çerçevesini çizer. EUC silahın üretici ülkenin izni........

© soL