İncirlik bir Türk üssü(mü)dür!
Perşembe akşamüzeri Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) resmi X hesabından kısa ve dikkat çekici bir paylaşım yapıldı. "İncirlik bir Türk üssüdür" deniyordu. Aynı gece, İncirlik Hava Üssü semalarında İran'a ait olduğu iddia edilen balistik füzelerin görüldüğüne dair haberler dolaşıma girdi. Bu iki gelişmenin zamanlaması tesadüf mü bilinmez; ancak ortaya çıkan tablo haklı olarak şu soruyu sorduruyor: AKP için Türkiye’deki NATO ve ABD üsleri de mi yerli ve milli?
Türkiye'nin 1952'de NATO'ya katılmasıyla birlikte ABD ile askeri ilişkileri hızla derinleşti. Bu dönemde kurulan üslerin en bilineni elbette İncirlik'ti. Hukuken Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğindeki bir askeri tesis olarak tanımlansa da pratikte operasyonel yapısı ve kullanım biçimi uzun yıllardır ABD'nin belirlediği sistem üzerine kurulu. MSB, üssün komutanının bir Türk tümgeneral olduğunu söylüyor. Öyleyse o "Türk tümgeneral", maalesef ki aslında kendi sınırlarımız içinde başka bir ülkenin sistemini tıkır tıkır işletmekten sorumlu. Tıpkı kurnaz bir müteahhidin, acemi bir inşaat mühendisinin imzasını kiralaması gibi: Sistem tıkırında giderse müteahhidin cebi dolar; bir sorun çıkarsa imzayı atan topun ağzına gider…
Malumunuz, ABD'nin dünya genelindeki askeri varlığı devasa boyutlarda. Avrupa'dan Pasifik'e, Orta Doğu'dan Afrika'ya kadar uzanan yüzlerce üs ve askeri tesisten bahsediyoruz. Bu üslerin büyük bir kısmı hukuken ABD toprağı olmasa da fiilen tamamen onun kontrolünde. Yaygın deyişle “dünyanın jandarmalığı" işte bu üsler sayesinde yapılıyor. Yani bir yerin ABD toprağı sayılması için tapusunun onlarda olması gerekmiyor; gördüğü işleve bakmak yetiyor. ABD'nin askeri anlaşmalarla kopardığı o geniş yetkiler, çoğu zaman bu üsleri ev sahibi ülkenin egemenliği içinde birer "gri alana" dönüştürüveriyor. Sadece İncirlik değil; diğer tüm NATO üsleri, depoları, radarları ve komutanlıkları da dünya üzerindeki siyasi ve stratejik nüfuz araçları.
Bunun en çarpıcı örneği Küba’daki Guantanamo Deniz Üssü’dür. Küba toprağındaki bu üs, 1903’ten beri ABD tarafından kullanılıyor. Küba hükümeti anlaşmayı geçersiz saydığını defalarca açıklasa da ABD burayı fiilen elinde tutmaya devam ediyor. Hukuken Küba’ya ait olan bir toprak parçası, pratikte Amerikan askeri ve hukuki düzeninin hüküm sürdüğü bir bölgeye dönüşmüş durumda. Hatta ABD, 11 Eylül saldırılarından sonra buraya bir askeri gözaltı merkezi kurdu. Guantanamo Kampı denen bu yere, başta Afganistan olmak üzere birçok farklı ülkeden insan getirildi. ABD yönetimi onları sivil mahkemelerde yargılanan olağan şüpheliler olarak değil, "düşman savaşçı" statüsünde damgaladı. Bunlar yıllarca hiçbir suçlama yöneltilmeden, yargı yüzü görmeden........
