menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir anketin düşündürdüğü

31 17
31.01.2026

Geçenlerde denk geldim; birden fazla “muhalefet kanalında” bir anket tartışılıyordu. Türkiye’nin içinden geçtiğimiz yoksullaştırılma operasyonuna en fazla maruz kalan kesimlerine yönelik “bugün seçim olsa” araştırmasında, aşağı yukarı hep aynı şeyi sonuca varılmıştı. Emekliye, asgari ücretliye bakıldığında CHP birinci parti konumunu koruyordu; ama zulmün mucidi ve infazcısı olan AKP, hiç de bu gerçekliğe uygun bir düşüş içinde görünmüyordu. Hele AKP’ye MHP eklendiğinde iktidar bloku yine üste çıkmaktaydı!

Yorumcuların klasik “cahil emekçiler kendi çıkarlarının farkına varmıyor, kandırılmaya devam ediyorlar” ezberinin ne kadar dışına çıktıklarını izlemedim. Bana sorarsanız, sorunun yanıtı uzun zamandır belliydi çünkü…

Hatırlattığım ezber onlarca yıllık bir tuzaktır. Gerçek olduğu gibi algılanıp gereği yapılan bir şey olsaydı, ne bilime ne siyasete gerek kalırdı… Yoksulluğun kandırılmaya açık bir ortam oluşturduğu düşüncesi ise dayanaksız değildir. Ancak bu durum bir suçlama gerekçesi oluşturmaz. Olumsuz koşullar mağdurları belirli koşullar altında isyana, alternatif aramaya yönlendirir; ama başka koşullarda aynı insanlar boyun eğmeye eğilim gösterir.

Ankete yansıyan sorun, Türkiye’de düzen muhalefetinin bir alternatif olarak ortaya çıkıp çıkmadığındadır. Alternatifin kitlelere güven vermesi gerekir. Örgütlülük düzeyi de, örgütlenme dinamiği de çok geriletilmiş bir toplumda, örgütsüz ve mücadelesiz kitleler siyasete not verircesine bakarlar. Bu “hakem heyeti” konumlanışı, notu sıkı hocaları çağrıştırır.

Oysa böyle bir dünya yok… CHP veya başka bir düzen partisinin, doğru dürüst bir ideolojik, ahlaki ve siyasi kavga yaşanmaksızın cebinden tavşan........

© soL