Yolları ayırma zamanı: Şimdi değilse ne zaman?
TÜİK’e referans vermek pek içimize sinmese de, bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir deyip kurumun önceki gün yayınladığı 2025 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nın sonucuna şöyle bir göz atabiliriz. TÜİK bu araştırmada, ülkenin en önemli sorununun “hayat pahalılığı” olduğu tespit etmiş. Aynı araştırmaya on yıl önce verilen cevaplarda ilk sırada ‘terör sorunu’ yer alıyordu. Aradan geçen on yılda memleketin esas meselesinin yüksek enflasyon, yoksulluk, bozuk gelir dağılımı olduğunu TÜİK de saklayamaz hale gelmiş.
Bunda şaşırtıcı bir şey yok. Hayat pahalı, insanlar geçinemiyor ve yoksullaşmaya devam ediyor. İktidar hangi istatistiği yayınlarsa yayınlasın açlık sınırına ulaşamayan asgari ücreti, paylaşımlı ucuz otel odalarında barınan emeklileri, bir yerde çalışmadan okuyamayan gençleri, semt pazarlarında çöplere atılmış sebzeleri toplayan insanları saklamak mümkün olmuyor.
Öte taraftan ülkede büyük bir zenginlik hüküm sürüyor. Nüfusunun yüzde 1’lik bir kesimi, toplam gelirin yüzde 40’ını çökmüş. Asgari ücrete erişemeyen milyonların yanında bir avuç dolar milyonerimiz var. Holdinglerin ve şirketlerin sahibi aileler büyük bir zenginliği ellerinde tutuyor.
Başka sorunları da var ülkenin. Yolsuzluk, ahlaksızlık, uyuşturucu, adaletsizlik, kadın cinayetleri, iş cinayetleri… İktidara göre bunlar muhalefetin uydurması. Muhalefete göre bütün bu sorunların nedeni iktidarın kendini ve çevresini zenginleştirmesi, demokrasiden uzaklaşması,........
